storyofreader

storyofreader
@storyofreader
Avukat
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi
Mersin
1002 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bir kapıdan girmek iç’e, nedir ki?
Sayfa 16·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zamanın insan tarafından gün, ay, sene, saat diye parçalara bölünmediği, tanrının henüz yaratılmadığı bilinmez çağlarda her şeyden bihaber yaşayıp ölmek nasıl olurdu?
Sayfa 15·Kitabı okudu
Bir ara hiçbir şey olmamış, hayat kaldığı yerden sürüyormuş gibi, doğal davranmaya öykünerek pencereye bakıyordum. Gece inmiş. İçerilerden kulağıma dolan karcigarın Şen havası bitmiş. Hüzün.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Sabır etken bir madde midir, sabretmek edilgenlikle mi ilintilidir, edilgenliği de bir mukavemet aracı olarak kullanmak mümkün müdür sorularını savuşturdum.
Sayfa 9·Kitabı okudu
8/10
·96 syf.··
2025 10. kitabı
Faruk Duman’ın Ve Bir Pars, Hüzünle Kaybolur adlı romanı, doğanın derin yalnızlığıyla insan ruhunun karmaşık iç dünyasını iç içe geçirerek, hem şiirsel hem de felsefi bir anlatı kuruyor. Bu roman, sadece bir hikâye değil; bir atmosfere, bir hisse, bir arayışa dönüşüyor. Romanın en belirgin teması: yalnızlık. Ama bu yalnızlık sıradan bir “tek kalmışlık” değil; daha çok “kaçınılmaz olanın seçimi” gibi, kaderle barışmış bir içsel inziva hali. Pars da anlatıcı da bu yalnızlığı taşıyor sırtlarında—biri ormanın, biri geçmişin içinde kaybolmuş. Her ikisi de, insanın yeryüzündeki varoluşuna dair sorularla dolu bir sessizlikte geziniyorlar. Ceren karakteri üzerinden anlatılan kadınlık, arzu ve nesneleşme teması ise romanın en çarpıcı yönlerinden biri. Ceren sadece bir karakter değil; anlatıcının içsel parçalarının, özlemlerinin, belki suçluluğunun bir yansıması. “Av” ve “avcı” metaforu üzerinden Ceren’in kadınlıkla, doğayla ve bedenle kurduğu ilişki, anlatıcının erkeklik krizine de ışık tutuyor. Burada Ceren’in bir arzu nesnesine dönüşmesi tesadüf değil; aksine, toplumsal cinsiyet rollerine dair ince bir eleştiriyi içeriyor. Romanın dili... ah, dili. Yorucu ama keyifli. Bu kadar yoğun, şiirsel, kesintili bir anlatım herkesin sabrını zorlayabilir. “Sözgelimi” gibi ifadelerin tekrar tekrar kullanımı, anlatının bilinç akışı hissini güçlendirirken, zaman zaman okuyucuyu metnin dışına da atabiliyor. Ama bu yavaşlık, dikkat isteyen yapı sayesinde roman bir “okuma süreci”nden çok bir “yaşantı”ya dönüşüyor. O yüzden sabırla okuyan için her sayfa, bir sezgi alanı.
Ve Bir Pars, Hüzünle KaybolurFaruk Duman · Hep Kitap · 2019659 okunma