“Nedensiz, tuhaf bir sıkıntı, tuhaf bir yalnızlık içinde duyumsuyordum kendimi. Belki de birdenbire başladı. Ya da öteden beri vardı da böyle bir şey içimde, birdenbire ortaya çıkıverdi.”
Arka perdesinde Osmanlı'nın yıkılış Dönemi Ittihat ve Terakkinin kuruluşu, azınlık isyanları gibi tarihi olaylar sürükleyici bir dille ele alınmış. Tarih romanlarından farklı olarak sevgili Altan'ın kıvrak zekasıyla işlenmiş aşk, evlilik, din gibi kavramlar irdeleniyor romanda. Ölülerin ağzıyla konuşan Osman anlatıyor hikayeyi.
Romanımız dönemin baskılarını, askerlik mesleğinin yozlaşmasını, orduda disiplinin olmamasını, paşaların başıboş olmasını, ülkenin yavaş yavaş çöküşe gitmesinin yanında pembe dizi tadındaki bir aşk hikayesini işliyor.
Yazar, 2. Abdülhamid döneminde yaşanmış tarihsel gerçekler ile sonradan kurmaca olarak eklediği bir aşk hikayesini, kurgunun sonunda İttihat ve Terakki Cemiyeti yapılanmasında yer alacak 2 subay kardeşin hayatlarını, Abdülhamit'in doktoru Reşit Paşa, ve onun oğlu Hikmet ile gelini Mehbare Hanımın saray çevresindeki sıradışı hayatlarını, İttihat ve Terakki Cemiyeti yapılanma süreci ve padişahın meşrutiyete zorlanması, paşaların birbirleriyle iktidar mücadelesi ile padişaha birbirlerini jurnallemelerini, iki dudak arasından çıkan kararlarla insanların hayatlarına inanılmaz müdahaleler ve istibdat döneminin acımasız baskılarını, günümüzde yaşayan torun Osman, ölülerin ağzıyla anlatıyor.
Eylül 2004'te Mehmet Eymür'ün ''edebiyatın dopingi, intihal'' başlıklı yazısıydı. Eymür bu yazısında, Altan'ın Kılıç Yarası Gibi isimli kitabının bir zamanların popüleri olan ve sonra da unutulan yazarı Ercüment Ekrem Talu'nun Kodoman adlı romanından intihal olduğunu belgelerle destekleyerek açıkladı. Ancak bu haberler, hiçbir zaman ana akım edebiyat mecralarında kendine yer bulamadı.