Kendime hiç iyi bakmadım ben Önceliğim hep başkalarıydı.. Şimdi ise vücudum stresin ,üzüntünün ve sinirin faturasını bana kesiyor…
İnsan ve Duygular
Oku
Bazı alışkanlıklar sessizce çalışır; fark edilmez ama zamanla etkisini gösterir. Okuma da onlardan biri. Bir kitaba odaklandığınızda zihin yavaşlar, beden gevşer, düşünceler daha düzenli bir ritme girer. Bu sakinlik hâli yalnızca anlık bir rahatlama değil; stresle, yalnızlık hissiyle ve zihinsel yıpranmayla kurulan ilişkinin de yönünü değiştirir. Bilim insanları, okumanın beyni aktif tutarken sinir sistemini dengelemesini, insanın kendisiyle ve başkalarıyla kurduğu bağı güçlendirmesini bu yüzden önemsiyor. * @lıntı Kaynak: National Geographic
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendine Yepyeni Bir Yol Çizmek İstiyorsan Bu 20 Soruyla Başla! 1. Dönüşmek istediğin kişi nasıl görünüyor? (Fiziksel, giyim tarzı vs.) 2. Nelerden hoşlaniyor? 3. Nelerden hoşlanmıyor? 4. Nasıl bir sosyal çevreye sahip? 5. Neler okumaktan hoşlanıyor? 6. Uyku düzeni nasıl? 7. Başkaları tarafından nasıl davranılmayı seçiyor? 8. Neler izliyor? 9. Spesifik bir beslenme alışkanlığı var mı? 10. Stresle nasıl bir mücadele yöntemi izliyor? 11. Zor bir durumda kaldığında nasıl başa çıkıyor? 12. Hobileri ve ilgi alanları neler? 13. Günlük rutini nasıl? 14. Sabahları kaçta uyanıyor?
Stresten Kurtulmak Mümkün mü? Modern yaşamın kaçınılmaz bir parçası haline gelen stres, insanın fiziksel ve zihinsel sağlığını etkileyen en büyük faktörlerden biridir. İş hayatının yoğun temposu, kişisel sorumluluklar ve toplumsal baskılar, birçok insanı stresle mücadele etmek zorunda bırakır. Ancak stres tamamen ortadan kaldırılabilir mi? Yoksa onunla yaşamayı mı öğrenmeliyiz? Öncelikle stresin doğasını anlamak gerekir. Stres, tehlikelere veya zorlayıcı durumlara karşı vücudun doğal bir tepkisidir. Küçük dozlarda stres, insanı motive eden, karar verme yetisini güçlendiren ve hatta hayatta kalmasına yardımcı olan bir mekanizmadır. Ancak kontrolsüz ve kronik hale geldiğinde, insan sağlığı üzerinde yıkıcı etkiler bırakabilir. Stresten tamamen kurtulmak belki mümkün değildir ama onunla başa çıkmayı öğrenmek mümkündür. Bunun için ilk adım, stresin kaynağını belirlemektir. İnsan bazen bir sorunun içinde o kadar kaybolur ki asıl sebebi göremez. Günlük yaşamda farkındalık geliştirmek, stresin sebeplerini analiz etmek ve bunları yönetilebilir parçalara ayırmak önemlidir. Bunun yanı sıra, stresle başa çıkmada etkili olan bazı yöntemler vardır. Düzenli egzersiz yapmak, meditasyon ve nefes tekniklerini uygulamak, sağlıklı beslenmek ve kaliteli uyku almak, stres seviyesini azaltmada oldukça etkilidir. Ayrıca, insanın kendine zaman ayırması, keyif aldığı aktiviteleri yapması ve sosyal ilişkilerini güçlendirmesi de stresin etkilerini hafifletebilir. Sonuç olarak, stresten tamamen kurtulmak belki imkânsızdır, ancak onu yönetmek mümkündür. Önemli olan, stresin hayatı kontrol etmesine izin vermemek ve onunla sağlıklı bir denge kurabilmektir. Stresi bir düşman olarak görmek yerine, onunla baş etmeyi öğrenmek, daha mutlu ve dengeli bir yaşamın kapılarını aralayacaktır. Stresten
Stresin psikolojik etkileri ve başa çıkma yolları Stres, modern hayatın bir parçası haline geldi. Ancak stresin, sadece bedensel değil, psikolojik etkileri de vardır. Sürekli stres altında olmak, kaygı, depresyon ve tükenmişlik gibi sorunlara yol açabilir. Psikolojik olarak, stresle başa çıkmanın en etkili yollarından biri farkındalıktır. Mindfulness gibi teknikler, kişinin şu anki anı daha iyi anlamasına ve stresle daha etkili mücadele etmesine yardımcı olabilir. Kendinize zaman ayırmak, hobilerinize yönelmek ve düzenli egzersiz yapmak, stresle başa çıkmak için önemli araçlardır.
_Manyetizma, X, Alfa-Beta-Gama, Çakra
_Frekans - Titreşim, bir eylemin saniyedeki tekrarlanma sıklığı. Tesla’ya göre evren, kocaman bir titreşimdir. Einstein’e göre her şeyin özü enerjidir; her şey titreşen atomlardan oluşmuştur ve madde diye bilinen şey bile titreşen enerjidir. _İnsan zihni, elektrokimyasal enerjiyle çalışır ve farklı dalga boylarında frekanslar yayar ve bu manyetik enerjiye Aura denir. Beyin dalgalarımızı binlerce km uzağa yayabiliriz. İyonosfer vasıtasıyla saniyenin %1’i kadar sürede dünyanın öte ucuna beyin dalgası gönderebiliriz. İnsan bilinci, manyetik alana etki edip gerginlik yaratabilir. Her kelimenin bir frekansı vardır. Seçtiğimiz kelimelerle, kendi dünyamızı kendimiz yaratıyoruz. DNA’nın kendi melodisi vardır. İnsanlar olağanüstü güçlere sahip. _Renk - Besin - Müzik, farklı insan modellerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Farklı algılar sonucunda beynin yaydığı frekanslar ile değişik ruhsal ve bedensel davranış şekilleri oluşur. _Zihnimiz farklı dalga boylarında frekans yayar ama zihnimizin farklı modlara ani geçiş yapması, duygu karmaşası, stres ve sersemlik hissi yaratabilir. Her dalga boyunun salınımı, duygu değişimleri sırasında frekansını değiştirdiği için beynin zıt dalgalara ani geçişi, insan sağlığı için tehlikeli sonuçlar doğuruyor. Doğal değerlere göre kendini ayarlayan beynimiz, farklı durumlarda frekans değerini değiştirir. Arabanın viteslerine benzetilecek olursa, delta birinci, teta ikinci, alfa üçüncü ve beta dördüncü vites. Sabah uykumuzun en derin yerinde delta dalgaları üretmekte olan beynimiz, alarmın çalmasıyla bir anda stresli bir güne başladığımızı hatırlayıp beta dalgaları üretmeye başlıyor. Ona aşık oldum galiba, gördüğümde her yerim tir tir titriyor. O kadar sinirlendim ki onu parçalamak istedim. Bir fincan kahve sonrasındaysa alfa ve teta
Şiir