Sude

Sude
Zaman ne de çabuk geçiyor Mona
elektrik elektronik mühendisliği öğrencisi
İstanbul
11 Temmuz
82 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler. Bunları söküp atmak, kökünü kurutmak zor mu zordur; bunu biliyordum.
Sayfa 475·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir zamanlar onun adını bir daha ağzıma almayacağıma yemin etmiştim. Şimdi bu yemini bozmayı günah saymıyordum. Parmaklarım elini kavramıştı. O da benim elimi sevgiyle sıksa nasıl sevinecektim! Ama katı huylar öyle kolay kolay yumuşamaz. Köklü soğuklukların giderilmesi de pek öyle kolay değildir. Elini elimden çekti, yüzünü biraz yana doğru çevirerek hayatının pek ılık olduğunu söyledi. Sonra o buz gibi bakışlarını üzerime dikti. Onun bana ilişkin düşüncelerinin, duygularının hiç değişmediğini, hiçbir zaman da değişmeyeceğini o saat anladım. Sevginin parlatamadığı, gözyaşlarının yumuşatamadığı o mermer gözlerin bakışından anlıyordum ki, yengem beni hep kötü bir insan olarak görmeye kararlıydı. İyi olduğuma inanmak, ona yüce bir kıvanç vermezdi ki ! Yanılmış olmak onu ancak küçük düşürür, ağrına giderdi!
Sayfa 324·Kitabı okudu
Bir şey söyleyeyim mi sana: "Senin de beni incitebilme, bana zarar verebilme gücün var elinde. Ama zayıf yönümü sana göstermiyorum; çünkü vefalı dost olmakla birlikte tek bir hareketinle beni yıkabileceğinden korkuyorum."
Bir şey söyleyeyim mi sana: "Senin de beni incitebilme, bana zarar verebilme gücün var elinde. Ama zayıf yönümü sana göstermiyorum; çünkü vefalı dost olmakla birlikte tek bir hareketinle beni yıkabileceğinden korkuyorum."
Evet, bu alın diyor ki: 'Benim içimdeki us sımsıkı durur, dizginleri de elinde tutar. Duyguların gemi azıya alarak korkunç uçurumlara doğru sürüklenmesine olanak vermez. Tutkular aslında çılgındır; bırakırsan tozu dumana katarlar. İstekler de kendi hallerine kalsa, bir sürü boş hayallere, kof umutlara kapılırlar. Ama benim içimdeki us her tartışmada en son sözü söyler. Kasırga, deprem, yangın gelip geçebilir başımdan... Ama ben vicdanın buyruklarını yorumlayan o yavaş, serin sesin gösterdiği yoldan ayrılmam.'