Bir zamanlar onun adını bir daha ağzıma almayacağıma yemin etmiştim. Şimdi bu yemini bozmayı günah saymıyordum. Parmaklarım elini kavramıştı. O da benim elimi sevgiyle sıksa nasıl sevinecektim! Ama katı huylar öyle kolay kolay yumuşamaz. Köklü soğuklukların giderilmesi de pek öyle kolay değildir. Elini elimden çekti, yüzünü biraz yana doğru çevirerek hayatının pek ılık olduğunu söyledi. Sonra o buz gibi bakışlarını üzerime dikti. Onun bana ilişkin düşüncelerinin, duygularının hiç değişmediğini, hiçbir zaman da değişmeyeceğini o saat anladım. Sevginin parlatamadığı, gözyaşlarının yumuşatamadığı o mermer gözlerin bakışından anlıyordum ki, yengem beni hep kötü bir insan olarak görmeye kararlıydı. İyi olduğuma inanmak, ona yüce bir kıvanç vermezdi ki ! Yanılmış olmak onu ancak küçük düşürür, ağrına giderdi!