sudem

sudem
okur-yazar
lisans
ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım
766 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Şapka mı çıkarırsınız düğmenizi mi iliklersiniz?
10/10
·384 syf.··
2024 46. kitabı
"Kızların çeyizi annelerinin kaderidir." diye bir tabir vardır Anadolu'da. Zannediyorum ki bu tabiri Bihter için kullanmak yanlış olmaz. Tek suçu doğarak annesinin gençliğini ve güzelliğini elinden almak olan bu küçük kız, genç ve güzel bir kadın olana kadar ömrünü annesi ile mücadele içinde geçirir. Evliliğini de yine annesine inat, onun yeni projesi olan babası yaşındaki adamla yapar. Adnan tarafından sevilmek, beğenilmek, istenmek Bihterin hoşuna gider, gençliğinden ve güzelliğinden faydalanmak isteyen bu yaşlı adamın teklifini kabul eder. Oldukça zengin ve tanınır bir iş insanı olan bu adamla evlenerek annesinin oyununu bozar ve İstanbul'un en gösterişli yalısını da Hanım sıfatıyla eline alır. Böylelikle şımarık yetiştirilmiş iki çocuğa üvey anne ve kendisiyle akran olan züppe, savurgan, hileci, yalancı, çapkın... şuan sayamayacağımız daha pek çok sıfatla ün salmış genç ve yakışıklı Behlül'e de yenge olmuş olur. Adnan bu hareketiyle hiç şüphesiz mini mini çocuklarının fikrini ve duygularını hiçe saymış, oldukça bencil davranıp kendi isteklerinin çocuklarının hayatında kalıcı değişiklikler yapmasına müsaade etmiştir. Halihazırda genç bir kız olan Nihal'in karşısına, kendisinden yalnızca birkaç yaş büyük bir kadını "anne" diye çıkarması, onun ne kadar düşüncesiz ve duygularının esiri olan bir adam olduğunun kanıtıdır. Hoş, Bihter'le evliliğinde bu duyguların ne kadar rolu vardır bilinmez. Oldukça güzel ve alımlı olan bu kadınla herkes birlikte olmak ister. Adnan'da bu istekten ileri gelen başka hiçbir şey yoktur. Bir evin bir kızı, böyle önemli bir kararda fikrinin alınmasını geç doğru düzgün haber bile verilmeyen mini mini Nihal ta en başında babasını paylaşmak istemez. Konu Bihter değil. Konu babasının herhangi bir kadınla evlenmesi. Herhangi bir kadının eve
Edebiyat
Aşk-ı MemnuHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202322,9bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
SON DURAK: KALBE DÖNÜŞ
Puan vermedi·300 syf.··
2021 12. kitabı
Merhamet; belki de bu çivisi çıkmış dünyada en çok muhtaç olduğumuz, bize huzur veren, eskilerden bugüne uzanan, yazarın “Bir şey eksik, her şeyi tutan bir şey.” dediği… Eksikliği ile bizi birbirimize düşüren, varlığı ile tekrar bir araya getiren şeyi bulanlar ona merhamet demiştir. Merhamet diğer varlıklar için dünyayı emin bir yer kılmaktır. Merhamet seni öldürmeye gelenin sende dirilmesidir. İnsanlık tarihinin en şerefli dönemi olan Asr-ı Saadet Dönemi bunun yüzlerce örneğine sahne olmuştur. Kadim bilgilerin de bize söylediği insan tabiatının özde merhametle dokunduğu gerçeğidir. Oysa günümüz dünyasını üç asırdır şekillendiren Batı geleneği, insanı özünde zalim kabul eder. Bu inanç doğrultusunda hareket eden Batının merhamet karşısında ürettiği buluşlar çarmıh, kölelik, işkence odaları, soykırım, kitle imha silahları olmuştur. Çünkü insan kötü mizaçlı bir varlıktır. Tanrı insanı terk etmiştir ve bu nedenle dünyada Tanrılık taslamayı hak eden yegâne varlık insandır. Zulüm ateşine odun taşıyan bu bozguncu anlayış, kendisinden saymadığını yok etmek, onun acısına kayıtsız kalmak, onun acısından haz duymaya kadar götürür işi. Batı’yı en sert şekilde eleştiren Batılı düşünürün de dediği gibi, “Batı, tarihin en büyük canisidir.”. Buyurun hep beraber bu düşüncelerin sağlamasını yapalım: Çıkaralım hayatımızdan merhameti. Evet, kapatın gözlerinizi. Zulüm dolu bir dünya düşünün. Kaybolan çocuklar, ölen kadınlar, yitip giden gençlikler düşünün. Haklıyken haksız durumuna düşürülen, iftiraya uğrayan, sözü kesilen insanlar düşünün. Atılan bombalar, çekilen silahlar, yükselen dumanlar, dökülen gözyaşlarıyla birlikte solan çiçekler düşünün. Şimdi düşüncelerinizi bir kenara bırakın ve açın gözlerinizi. Ne değişti? Zihnimizdeki görüntülerden kurtulabildik mi? Hayır. Çünkü gözlerimizi
Edebiyat
MerhametM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20182,118 okunma
İnşirah
Puan vermedi·192 syf.··
2022 42. kitabı
Yıldızlarla bezenmişti uçsuz bucaksız sema İrili ufaklıydılar göz kırpıyorlardı adeta Saat kaçtı? Bir önemi yoktu. Herkes uyuyordu işte! Bütün yıldızlar onun odasindaydi o gece Onca pencerenin içinden onun penceresi sadece... Gözleri... Yıldızdı gözleri.... Hepsinden daha parlak hepsinden daha güzeldi... Maviydi, gökyüzü gibiydi... Buğulu bakışlar, edilen dualar, semaya kalkan avuçlar... Göğsünü delip geçen haykırışlar, kayan yıldızlar... Düştüğü yeri ıslatıyordu damlalar, Şahit olun ey Ay ve yıldızlar!!! اَشْهَدُ اَنْ لاَ اِلهَ اِلاَّ اللهُ وَاَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ!! İnşirah... Ilık ılık esen rüzgar... Ve beraberinde bir koku... Sanki cennetten gelen... Bir koku ki huzur veren... Sahabe kokusu... Yeniden doğuşun kokusu... Sena'nın doğuşu... sudem
Edebiyat
Benim Adım SenaJulia Sena Yamanoğlu · Nesil Yayınları · 2023886 okunma
Yusufu Züleyha
10/10
·224 syf.··
2021 41. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim Kıssaların en güzeli, Züleyha'nın gözbebeği, Ben diyim 50 siz diyin 100 kadının, Uğrunda ellerini kestiği. Bir kanlı gömleğe sığdırılan, Karanlığın ortasına atılan, Kurdun duasıydı akıllara kazınan, "Ya akla ya kurut beni Yüce Yaradan!" Mutluluk evini hüzün evine çeviren, Kardeşlerince aklı çelinen, Küçücük kuyuda hayat veren, Yine aynıydı peygamberlik veren. Kenan'dan Mısır'a, Kızgın çöllerde ayakları yana yana, Bir karınca misali dura kalka, Yalvararak Allah'a ağlaya ağlaya. Kitli kapılar arkasında, Züleyha'nın albenisi altında, Sabrıyla sınandığı o anda, Koşarak attığı o adımlarda. Biri sultan biri köleydi, Üstelik evliydi Aziz'in eşiydi, Kölesine köle oldu tabuları devirdi,
Edebiyat
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma
Neydi?
10/10
·112 syf.··
2022 22. kitabı
Kafiyeydi, Ama şiir değildi. Nağmeydi, Ama müzik değildi. Pembeydi, Ama çiçek değildi. Derindi, Ama kuyu değildi. Sıcaktı, Ama çay değildi. Kokuydu, Ama kahve değildi. Yumuşaktı, Ama pamuk değildi. Keskindi, Ama diken değildi. Hafifti, Ama bulut değildi. Yağmurdu, Ama ıslak değildi.
Edebiyat
Ayrılık Üzüntülerin AnnesidirSibel Eraslan · Muhit Kitabevi · 2021106 okunma