Tevekkülün tam olarak anlamı şu: Çözümü göremiyorum,yarın ne olacak bilmiyorum ama kesin bir şeyi biliyorum. "Şüphesiz Rabbim benimledir ve bana yol gösterecektir." (Şuarâ/62)
Alıntı
Tevekkülün tam olarak anlamı şu : Çözümü göremiyorum, yarın ne olacak bilmiyorum ama kesin bir şeyi biliyorum. Şüphesiz Rabbim benimledir ve bana yol gösterecektir.🕊️ ~Şuara/62
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Şuara’78
“Beni yaratan elbet yolumu gösterir.”
Din
"Beni yaratan; elbet yolumu gösterir."
"Onlar iman etmiyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin!" Şuara / 3 ayet "Bu söze (Kur'an'a) inanmazlarsa, arkalarından üzüntüden neredeyse kendini helak edeceksin.! Kehf / 6 ayet Dönüp bir de kendimize bakalım...Peygamberimiz bizim ebedi kurtuluşumuz için kendini helak ederken, biz bugün neyin peşinde kendimizi helak ediyoruz? Değersiz dünyalıklar, fani kırgınlıklar ve geçici hevesler için tükettiğimiz ömre bakınca, O'nun bu muazzam mücadelesine ne kadar vefa gösterebiliyoruz?
Yüksek tavanlı taş evlerin içinde ince taş işçiliğiyle yapılmış taş evlerin içinde evleri yazın serin kışları sıcak tutan kalın duvarların ardında yaşayan savurlular hâlâ geleneklere bağlı Atlas dergi sayı 135 haziran 2004 Kırmızı bir perde taş duvar ve yer minderine çökmüş elindeki Kuraanı kerimi okuyordu ilyas amcanın hanımı gözlerinden iki damla yaş damladı o yüce kitabın üzerine tövbe eder gibi bir hali vardı gelin artık Allahtan korkun ona itaat edin tüm mükafatımızı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir diyordu şuara suresi bana döndü bak kızım dedi ne kadar yüksek tavanlı evlerde otursanda Vicdan rahat değilse yüksek tavanlı taş evler üzerine çöker bu evde gavur poyraza ben iki oğlumu verdim şimdi şu asma bahçesinin altında yatıyorlar ben ise beni yakan günahlarıma ağlıyorum Onlar iki kardeşti babalarından iki üzüm bağı miras olarak kalmıştı sabiha kadın üzüm bağını gösterdi bu tarla Yakup dayınındı ancak gâvur abisi elinden aldığı zaman hiç ses çıkarmadık zulme ortak olduk ve binlerce kişiyi üzüm bağlarından kopardık oysaki bağların ikiside hurmalarla donatılmıştı ancak gavur poyraz elindeki ile yetinmedi insan açtır kızım soykası bata her zaman hep bana der ve daha fazla ister İki bağın arasından bir ırmak akıtmıştı Yaradan hükümet iktidar gelip Yakup dayının malına bahçesine el koydu ve şiddetli yağmurlar o günden sonra başladı Yakup dayı yükü yükledi çocukları ile köyü terketti insan insana zulüm ve işkencedir
Duygu ve Düşünce