Suat

Sartre görünürdeki cömertliğin bazı biçimlerinin alıcıyı bir şekilde manipüle etmeye ya da bağımlı kılmaya yaradığı konusunda haklı olsa da özgeciliğin, hatta basit bir ifadeyle lütufkarlığın olanaklılığını gözden kaçırır.
Reklam
Ötekiler arasında artık kendi-için değil, öteki-için varım. Nesneleşme tehlikesi, “blr kaza değil, ötekiler-için-varlığımın kalıcı yapısıdır.” der. Benliği bir şekilde köleleştirebilcek olan öteki-için olma durumu Kafkaesk blr kabusa benzetilebilir. Sartre, öteki-için olmayı, Dava’da görünürde hiçbir neden yokken tutuklanan, bunun nedenini keşfedemeyen ve sonunda isimsiz başkaları tarafından öldürülen Josef K.’nın durumuna benzetir.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Hayatı yaratıcı bir şekilde yaşamak, içinde bulunduğumuz durumla ilgilenmek, onu şekillendirmeye ve dönüştürmeye tam anlamıyla dahil olmak anlamına gelir. Bu tür bir dönüşüm bazen alışkanlık haline gelmiş bazı saplantılarımızdan vazgeçmeyi, yaşamak ve yaratmak için yeni yollar bulmayı gerektirir. Hayatı bir sanat eseri olarak yaşamak, varoluşçu bir bakış açısıyla, mümkün-oluşumuzu tam bir özgürlük içinde kabul etmek ve seçimlerimizi elimizden geldiğince yaratıcı bir şekilde hayata geçirmek anlamına gelir.
Sayfa 329·Kitabı okudu
Kendi olmak, kendine gelmek, sıradan, birikmiş alışkanlıkların dışına çıkmayı ve özgürlüğü kullanmayı gerektirir. Özgün bir şekilde kendimiz olmak, başkalarının onaylanmaması ve reddetmesiyle yüzleşme cesaretini gerektirir. Nietzsche “kişinin karakterine bir tarz kazandırmanın” bile “nadir ve büyük bir sanat” olduğunu kabul etmişti.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Caz, doğaçlamayı ve serbest değişimi teşvik eder ve böylece yaşamın içsel rastlantısallığını ifade eder. Kişinin kendi değerlerini ya da kendini tanımlayan tasarılarını yaratması bu anlamda caza çok benzer; doğaçlama için hiçbir kural yoktur. Müzik, bazen ivedi bir gereklilik hissini ifade etse de, özgürlükten doğmalıdır.
Sayfa 319·Kitabı okudu