Suat

Varoluşçu dünyaya karşı çıkmaz ya da onu nesneleştirmez; dünyayı göründüğü gibi, huşu olarak tanımlanabilecek bir durumda kabul eder. Camus şöyle yazar: Ve işte ağaçlar burada ve ben onların budaklı yüzeylerini biliyorum, su ve ben onun tadını alabiliyoruz. Bu çimen kokuları ve geceleri yıldızlar, kalbin rahatladığı bazı akşamlar; gücünü ve kudretini hissettiğim bu dünyayı nasıl yadsıyabilirim?
Sayfa 193·Kitabı okudu
Reklam

Suat

, bir kitap okudu
Puan vermedi·184 syf.·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2026 17:39
·
2026 5. kitabı
Brene Brown
7.3/10 · 610 okunma
Hangisi daha risklidir? İnsanların ne düşündüğünü bırakmak mı, yoksa benim nasıl hissettiğimi, neye inandığımı ve kim olduğumu bırakmak mı?Bütün kalbinle yaşamak hayatlarımıza bir değerlilik konumundan katılmakla ilgilidir. Sabah uyanmak ve Ne halledilmiş ve ne kadarı tamamlanmamış olursa olsun, ben yeterliyim, diye düşünmek için cesaret, şefkat ve bağlantı geliştirmekle ilgilidir. Gece yatağa, Evet, kusurluyum ve kırılganım ve bazen de korkuyorum ama bu aynı zamanda cesur ve sevgiye ve aidiyete değer olduğum hakikatini değiştirmez, diye düşünerek girmektir. Mükemmel olmamanın hediyelerinin cesaret, şefkat ve bağlantı olması bana anlamlı geliyor, çünkü bu çalışmadan önceki hayatımı düşündüğümde, çoğu zaman korkulu, yargılayıcı ve yalnız –armağanların tersi– hissettiğimi hatırlıyorum.
İnsanların kalbimizin sesini duymasına izin vermenin ne kadar cesaret istediğini biliyorum ama hayat kahkahalar atıp, şarkı söyleyip dans edebilecekken süper havalı ve tamamen kontrollüymüşüz gibi davranarak harcanmayacak kadar değerlidir
Bu alıntı her zaman en sevdiklerimden biri olmuştur ama şimdi anlamlı işin önemini araştırdığım için yeni bir anlam kazandı: “Dünyanın neye ihtiyaç duyduğunu sorma. Seni neyin canlandırdığını sor ve git, onu yap. Çünkü dünyanın ihtiyaç duyduğu şey, canlı insanlardır.”
Reklam