"İyi hafta sonları!" Bu söz bir özgürlük nidası gibi çınlıyor, düşmana bir cevap gibi ancak bir ıstırap yükü de içeriyor çünkü bütün bir hayatı, yabancılaşmış bir varoluş haline gelmiş ofis hayatından kurtarılan bu hayatı 48 saat içinde yaşamamız, geri almamız lazım. Olduğumuz, sevdiğimiz ve arzuladığımız ne varsa bu iki günün temsil ettiği dar ve kırılgan alana sığdırmak zorunda kalıyoruz...Bu hafta sonu ne yapıyorsun?" Ben hiçbir şey yapmama hakkına sarılıyorum, verimsiz, yetersiz, hiçbir işe yaramazcasına. Boş. Sıfır: Yatırım yok, varılacak bir hedef yok, arz yok, talep yok. Artık hesap da yok; zararına varoluş.