Suat Sezer

9/10
·288 syf.··
2024 27. kitabı
Kitabın adını ve kapak resmini görünce, uzak doğu edebiyatını da sevdiğimden, beni kendisine çektiği için alıp hemen okuduğum bir kitap oldu Hyunam-Dong Kitabevi. Youngju okul, iş, evlilik gibi konularda her şeyi doğru yapmasına rağmen tükenmişlik hissine yakalandıktan sonra geçmiş yaşamını bir kenara bırakması ve Hyunam-Dong mahallesinde kitabevi açması ile başlıyor kitap. Dili sade, akıcı, gündelik olaylardan bahsediyor ancak bir şeyler anlatmak okura umut aşılamak gibi bir derdi de var yazarın. Kitaplarla dolu, iyi insanların buluştuğu, sıcacık, samimi, içten bir kitabevi burası. Burada karakterlerin hayatına dahil oluyoruz, Koredeki iş stresi, çalışma koşullarının uzunluğu ve yoğunluğu, bitmeyen mesailer, kayırılan kişiler, idari kısımdaki adaletsizlik, çalışanların tükenmişliği gibi bir çok konuyu da işliyor. Farklı coğrafyalarda olmamıza rağmen benzer sorunları görmek beni şaşırttı. Hayatın ve çalışmanın zorlukları, geçinmenin, başarısız ilişkilerin sonunda kitabevinde bir araya gelen, kitaplar çevresinde birleşen samimi, iyi insanların olduğu içimizi ısıtan sıcacık bir roman. Tavsiyemdir.
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
Reklam
6/10
·291 syf.··
2024 26. kitabı
İki bölümden oluşuyor Burası Radyo Şarampol. İlk bölüm Antalyada kitabın da adını aldığı Şarampol’de geçiyor. İkinci bölüm ise Berlinde. Hikayeyi bize Filiz karakteri anlatıyor, aile ve mahalle kavramı, okul, arkadaşlıklar, ilk aşk çemberinde giden hikayenin arka planında da 80 döneminin tarihi olaylarına yer veriyor yazar. Mine ablanın ve annesinin hikayesi, sınıfı, Ali ile olan ilişkisi, arka planda ilerleyen siyasi tarihimiz ile birlikte ilk bölüm heyecanlı ve güzel ilerliyor. Ancak kitabın ikinci yarısı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, Berlin kısmındaki ilişkiler yüzeysel, hızlıca değişikliklerin olduğu, eğer merağınız yoksa bolca sizi içine çekmeyecek Doğu-Batı Almanya tarihi ve hızlıca bağlanmış bir son bekliyor. Kitabın ilk yarısını beğensem de ikinci yarısında aceleye gelmişlik, kitabın içine girememem ve sonu nedeniyle beğenmedim
Burası Radyo ŞarampolŞükran Yiğit · İletişim Yayınları · 20201,264 okunma
8/10
·264 syf.··
2022 35. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 11:49
Kanını satan adam yazardan okuduğum ikinci kitap. Xu Sanguan isimli ana karakterimizin dedesinin köyündeyken kan satmaya giden iki kişiye eşlik edip kanını satıp para kazanmasıyla başlıyor kitap. Kazandığı bu parayla Xu Yulan ile evlenip, üç tane oğlu oluyor ve bundan sonraki yaşamlarını okuyoruz. Önce büyük oğlu Yile hakkındaki gerçeğin ortaya çıkmasıyla başlayan olaylar dizisi, sonrasında aile fertlerinin başına yıllar içinde çok sayıda felaket gelmesiyle devam ediyor. Ailesini korumak için Xu Sanguan zor durumda kaldığında yeri, gelince kendi canını hiçe sayarak kanını satar. Ana karakterimizin gençlik döneminden yaşlılığına kadar geçen evrimini, eş-baba oluşunu, aile yaşantılarını, zorluklarla mücadele edişlerini, bu süre boyunca arka planda Çindeki kıtlık dönemini ve Kültür Devrimini, toplumda bıraktığı izleri anlatıyor bize Yu Hua. Anlatım dilini fazla yalın bulmakla beraber, okumanızı tavsiye ederim.
Kanını Satan AdamYu Hua · Jaguar Kitap · 20184,402 okunma
Puan vermedi·197 syf.··
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2022 15:02
Fransa’da hayat kadınlarının çocuk doğurmalarının yasal olmadığı bir zamanda dünyaya gelen, 10 lu yaşlardaki Momo’nun gözünden anlatıyor yazarımız hikayeyi. Kendisi ile birlikte aynı durumdaki çocuklara bakan, yaşlı ve hasta Madam Rosa’nın evinde kalıyor. Momo’nun sevgi ve şefkati aramasını, bulamadığında nasıl hissedip bu boşluğu nasıl doldurmaya çalıştığını okuyoruz. Başından o kadar kötü olay geçmesine rağmen bunları yazarın dramatize etmeden anlatması (bir önceki okuduğum kitap İçimdeki Müzik’in tam zıttı olarak) beni çok etkiledi. Tavsiyemdir.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Agora Kitaplığı · 20095,8bin okunma
8/10
·304 syf.··
2021 41. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2021 02:07
Ücra bir kasabada yaşayan, astroloji ve Blake çevirileri ile ilgilenen bir kadın. Kasabada ardı ardına cinayetler işleniyor. Polisiye-gerilim denilebilir ancak tam olarak öyle değil. Yazar bu kurgu içerisinde insanların doğa üzerindeki hakimiyet çabasını, bencilliğini, hayvanlara yapılan eziyetleri anlatma çabasında. Dili ve sonu ile de tatmin edici bir kitap. Okumanızı öneririm.
Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri ÜzerindeOlga Tokarczuk · Timaş Yayınları · 20203,059 okunma
Reklam