Şua

Şua
@suayldrm
Alabildiğine Mai...
Hayat boyu öğrenci
3 Mart
63 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2022 9. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2022 00:00
... Hiçbir şey tesadüf değildir... ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
En renkli ve en iyimser romanım
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2022 21:41
Orhan Pamuk, kitabını böyle tanımlıyor. İnceleme yazıp yazmamak arasında kaldım ama yalnız bir kaç şey eklemek istiyorum; zira kitap hakkında yazılmış çok yerinde eleştiri ve incelemeler mevcut. Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbul 'da karlı dokuz kış gününde geçen ama yazarın yıllarını alan harika ve bir o kadar da farklı bir roman. Farklı dediğimi ancak kitabı okuduğunuz da anlayabilirsiniz. Yazarımızın büyük bir cesaret göstergesi olarak gördüğüm bu romanı, yaklaşık 60 dile çevrilmiş ve Los Angeles Times tarafından da "modern bir klasik " olarak görülmüş. Bunun için kitaba bir şans verip okumanızı öneririm. Sevgilerimle...
Benim Adım KırmızıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202320bin okunma
Bunlar son kuşlar mı?
8/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2022 00:00
Sait Faik ile tanıştığım için mutluyum. Güzel bir kitap okuduğum içinde ayrıca mutluyum. Kitap kısa hikayeler halinde yazılmış. Sait Faik' in hayatından bazı anılar veya hatıralar denilebilir. Yazar, durum hikayeciliğinin öncülerinden biri. Bu yüzden betimlemeler, çözümlemeler ile dolu. Ada hayatının, yazarın üstünde etkisi çok büyük ki her hikayesinde her yazısında var. Dili de çok açık ve gerçekçi. Bana biraz natüralizmi anımsattı doğrusu. Sıkılmadan okunup, üstüne düşünülecek bir kitap tavsiyesidir. Sevgilerle...
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Doğu'nun iplerini ellerinde tutan aziz Semerkant...
5/10
·318 syf.··
2022 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2022 00:00
Başlık ne kadar hoş öyle değil mi? Semerkant,Buhara, Yezd, Nişapur, Kum... Duyduğumuz da hep bir merak hep bir sıcaklık hissederiz. Yabancı değildir oralar bize. Biz asıl O'yuz Semerkant'danız. Çünkü biz Doğu'luyuz. Doğu'yu hissetmek ve anlamak kadar, anlatmakta epey zordur. Çetrefilli bir yoldur oraları okuyucuya geçirmek, hissettirmek. Yazarımız bunu başarıyor. Başarıyor ancak devamını getiremiyor. Sanki kitabı yarısından sonra (173.sayfadan itibaren) başka bir yazar yazıyor. Kitap kopuyor sanki. Yani kopuyor derken; aradan asırlar geçiyor ve bir anda dank diye kendinizi yüzyıllar sonrası, konuşmaların, insanların, olayların ve en önemlisi de hislerin değiştigi bir ortamda buluyorsunuz. Bana biraz sıkıcı geldi bu yüzden. Yaklaşık son 150 sayfasını okurken baya zorlandım. Ancak başta gerçekten çok güzeldi. Yazarın, İran'ı anlatışı, maziyi canlandırışı harikaydı. Tarihi olayları kurgu yardımıyla çok güzel sunuyordu. Bir yere daha değinmek istiyorum. Yazarın bir Türk antipatisi olduğunu düşünüyorum çünkü Türk padişahların güçsüz ve işe yaramaz gösterilişi olsun, cahil ve geri kalınmış hissi vermesi pek hoş değil. Açıkçası tarihi az da olsa bilmeyen biri, özellikle Türk padişahlar hakkında çok yanlış düşünebilir. Ben çok rahatsız olmadım çünkü bunun kurgulanmış bir roman olduğunu biliyoruz. Kısaca toparlarsak, kitabı çok büyük bir heyecanla aldım ancak aynı heyecanla bitiremedim. Okunabilir mi? Kesinlikle. Özellikle Hayyam'ı merak edenler okuyabilir. Sevgilerle...
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,7bin okunma
7/10
·188 syf.··
2022 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2022 00:00
Uzun bir aradan sonra Dostoyevski ile tekrardan buluştuğum, hasret giderdiğim için mutluyum. Bilindiği üzere Dostoyevski kumar borcunu kapatmak için bu kitabı sadece 25 günde yazıyor. Şahsen yazarlarla henüz o noktaya, o ilgili noktaya inemedigim ve birazda inmek istemediğim için bizi ilgilendirmez deyip geçiyorum. Kumarbaz'ı, ismi gereğiyle bir çarkıfelek masası üzerinde geçen, konunun sadece masadan masaya döndüğü bir kitap diye hayal etmiştim. Tabii ki yanıldım. Uzun süre Dostoyevski' ye uzak kaldığım için oldu sanırım. Konusu her ne kadar farklı olmasa bile ruh çözümlemeleriyle, durum betimlemeleri ve tahlilleriyle Dostoyevski farkını ortaya koyuyor. ---------------------------------------------------- Konu iki şekilde ilerliyor; bir rulet masası başında, bir de telgraf başında. Evet, gerçekten böyle ilerliyor. Peki bu ikisinin benzer yanı ne diyeceksiniz şimdi. Elbette! "haksız yoldan para kazanma isteği". Bir kısım rulet masası başında zengin olmayı ümit ederken diğer bir kısım insan ise telgraf başında ölüm haberini yada daha doğrusu "miras" haberini bekliyor. Bu da demek oluyor ki zengin olunmak isteniyor ancak bunun için herhangi bir çaba, bir üretkenlik, bir çalışma yok! Sözümona, zengin olunmak, bir saygınlık veya itibar kazanmak için ortada bir emek yok. Bu olayların yani sıra farklı bir olay daha yaşanıyor. Baş karakterimiz, Aleksey İvanoviç ve Polina arasında geçen değişik ve sürükleyici bir ilişki. Aleksey, kendisinin kölesi olmaya bile razı olacağı Polina'ya aşık. Evet, aşık! Aşkının hırsıyla oturduğu rulet masasından bir gece şehrin en zengini olarak kalkarken bazı geceler dipteki en dipteki, hiç bir şeyi olmayan bir insan haline bürünüyor. Olaylar ilerledikçe karakterimiz de bir kumar tutkunu yani kumarbaz olup çıkıyor. Hatta kumar tutkusu o kadar
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma