“Şimdi yanınızda oturmuş sizinle konuşurken geleceğe korkuyla bakıyorum, çünkü gelecekte yine yalnızlık, yine o yavan, o gereksiz yaşam var; gerçekten de yanınızda oturup bu mutluluğu tattıktan sonra artık neyin hayalini kurayım!”
Çocuk gideceği yerde, durmuş, karşısındaki kaptanı tepeden tırnağa inceliyordu. Pırıl pırıl sarı yazmalar altında korkusuz duruşu, rastıksız, düzgünsüz yanık yüzü, bir kıza yakışan kırmızı paçalığı altındaki pırıl pırıl iskarpinleri çok hoşuna gitmişti. Durup bakmaktan kendini alamıyordu.