📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Acılar öylesine üst üste gelmişti ki, neredeyse onlara alışmıştı. Büyük bir keyifle ruhunun ve zihninin, dünyevi kaygılardan uzaklaşmaya çok yakın olduğunu hissediyor, maddi dünyanın sıkıntılarından arınan bu ruhun ve zihnin, neredeyse sönmüş ocakta son bir alevin gökyüzüne yükselmesi gibi dünya üzerinde süzüldüğünü duyumsuyor.
İnsanların fikirleri alınmadan onlar adına kararlar almak ve hayatlarını mahvetmek çok kolaydır, değil mi? Peki sen bunu yapmak istiyor musun? Ya da ebeveynler çocuklarını gerçekten bir birey olarak görüp onların düşüncelerini merak ediyor mu?
Halil Cibran’ın Ermiş kitabında yıllar önce şu cümleyi okumuştum: “Çocuklarınız sizin çocuklarınız değildir.” Onları siz doğurmuş, büyütmüş ve belli bir yaşa getirmiş olabilirsiniz; fakat onların adına karar veremezsiniz, onları kullanarak minnettarlık borçlarınızı ödeyemezsiniz. Onlar sizin oyuncağınız değildir.
Kitapta aileler çocukları adına kararlar alırlar; kimi minnettarlık borcunu ödetmek için, kimi kızını verip karşılığında para almak için, kimi de çocuğundan kurtulmak için. Sonra ne olur? Koca bir yaşam mahvolur. Kimi istediği kadınla evlenemez, kimi istediği mesleği yapamaz ve bir ömür boşa geçer. Hayatı sevmez, çocuklarını sevmez, işini sevmez, eşini sevmez.
Sevmek ve sevilmek ne kadar önemlidir, değil mi? İnsan, hayatta sevmediği her şeyi yok etmek ister; bu bazen bir insan, bazen de bir nesne olabilir. İnsanların başka insanlarla gönül bağı kurması gerekir. Bu bağ yalnızca insanlarla da olmak zorunda değildir; bir nesneyle bile kurulabilir. Çünkü insan ancak bu şekilde hayatı taşıyabilir, ona katlanabilir.
Kitapta kimse kimseyi sevmez; herkes kendini haklı çıkarmaya çalışır. Baktığımda gerçekten de bütün karakterlerin haklı yanları vardır. Fakat herkesin haklı olması ve sırlarını açığa çıkarmaması neyi değiştirir ki? Hiçbir şeyi.
Yaşam sırlarla doludur; bazıları bizi derinden etkiler, bazıları ise hiç etkilemez. Sırların açığa çıkmamasının elbette sebepleri vardır. Ancak bu sırlar bir yaşamı mahvedecekse neden sır olarak kalsın? Birinin hayatını yaşanmamış kılmaya ne hakkımız var? Bir çocuğun annesinin kokusunu