Siz hiç toprağa emanet ettiğiniz birini özlediniz mi? Yalnızken bile o sizi izliyor diye ağlamamaya çalıştınız mı? Ya da mutsuz olduğunuzda, gökyüzüne bakıp insanları şikayet ettiniz mi? Her yatağınızdan kalktığınızda "Günaydın" diye mırıldandınız mı ona? Çok mutlu olduğunuz anlarda, yeni insanlarla tanışıp onun yerine koymaya başladığınızda mahcup hissedip, ondan ağlayarak özür dilediniz mi? Mezarı uzak olduğu için taşına bırakamadığınız çiçekleri bir defterde kurutuyor musunuz? Çok sevdiğiniz insanlardan bahsediyor musunuz onlara?
Sevmek kendi içinde, özlem ve yoksunluk içerdiği sürece, öz saygıyı azaltır; ancak sevilmek, birinin aşkına karşılık vermesi ve sevilen objenin elde edilmesi, onu yeniden yükseltir.