Üç hikayeden oluşan ve her birinde aşka bağlı yaşanan cinayetleri anlatan bir kitap. Her hikayede farklı bir olay işleyişine göre ölen kişileri görmek hoşuma gitti ama hikayelerin sonunun biraz havada kaldığını söylemem lazım. (Devamında spoilerlar bulunuyor.)
Tek tek hikayelere bakarsak:
1.Aşkımız Eski Bir Roman
- Tutkuların peşinden gelen cinayet.
Cinsel hayatıyla ilgili problemleri olan Edip, psikolog olan Zihni'ye gider ve yaşantısı değişir. Artık Edip roman karakterleriye ilişkiye başlar. Nasıl mı? Hugo'nun ajansı sayesinde. Ajansta eskort yetiştiren Hugo, Edip'e roman karakteri kızları hazırlıyordur. Edip'in eski karısı Çalıkuşu'nun Feride'si, şu anki karısı ise Aşk-ı Memnu'nun Bihter'iydi ama ikisine de ilgisini yitirmişti. Bu ilgisizliği kendine yediremeyen Bihter, Agatha Christie'nin kılığına girip, otel odasında akşam yemeği ayarlar. İşler Bihter'in planına uygun gitmez ve Edip, yanındaki kişinin Bihter olduğunu anlar. Çiftin kavgası Edip'in ölümüyle sonlanır.
Genel olarak hoşuma giden bir hikaye oldu. Nefret, eski eşin intikamı ya da kıskançlığın getirdiği bir ölüm olduğunu düşünürken, acınası halde olan eşin sevgi çığlıklarının neden olduğu bir ölüm olduğunu öğrendik. Hem de farklı hayatların olduğunu hissettirdi.
2. Overlokçu Kız
-Resmin bütüne bakmamızın gerektiği bir cinayet.
Gülseren; genç, güzel, çekici, gözü yükseklerde olan ve biraz da oynak bir kızdı. Ninesi Satı Kadın Gülseren'in bu hallerinden hoşnut olmuyordu ve sürekli onu erkek kardeşine kötülüyordu. Gülseren böyle iffetsiz şöyle namussuz tarzında. Ayrıca arada kan davası da vardı. Bunu bitirmek için Gülseren'i o aileye gelin vereceklerdi. Gülseren bunu hiç istemiyordu. Başlarda Zeko'yla (mahallenin abisi) takılırken son zamanlarda tavrı değişmişti. Gülabi'ye (erkek kardeşi) zengin bir