Küçük prens aahh küçük prens. Başta kitabı okurken ya ben anlamıyor muyum niye onlarca insanın çok beğendiği ve çok anlamlı bulduğu bu kitaba karşı ben neden birşey hissedemiyorum diye düşünüyordum neyse ki küçük prens tilki ile karşılaşana kadar geçerli oldu bu düşüncelerim.
Spoiler içerebilir dikkat!
Hepimizi küçük dünyalarımızda önemsiz telaşelerimizin içine hapsolmuş bir vaziyette yaşıyoruz. Çok derin bir anlam içermeyen şu koca dünyada kendimizi önemli zannederek koşturup duruyoruz. İşte küçük prensimiz de tam olarak bunu anlamaya uğraşıyor. Bu insanlar ne için bu kadar uğraşıyorlar, amaçları ne, bunu anlamak istiyor. Fakat ne kadar uğraşırsa uğraşsın anlamayacak çünkü o insanlar dahi ne için çabaladıklarını bilmiyorlar. Sadece koşturmaya, biriktirmeye devam ediyorlar. Hayatlarının ve sahip olduklarının kıymetini anlamadan öylesine yaşıyorlar. Hatta isanlar o kadar anlamsızlığa boğulmuş o kadar benliklerinden koymuşlar ki keyifle bir bardak su içmek onlar için vakit kaybı haline gelmiş hatta bu o kadar önemli bir sorun olmuş ki şu içmeye ayıracağı zamandan tasarruf etmek için susatmayacak kapsüller yapmışlar.Neden peki, su içmeye ayırdığı vakitten tasarruf etmek için peki tasarruf ettiği o vakitle ne yapacak dersin hiç. Kocaman bir hiç, kimse bilmiyor, zamandan tasarruf sağlamak isteyen adam bile bilmiyor bunu. Ama belki siz bu kitabı okuduktan sonra bilirsiniz? Ne dersiniz?
Ve ümit ediyorum ki ;
İnsanın, dostluğun, sahip olduğumuz vaktin, yaşayabiliyor oluşumuzun kıymetini anlar ve anlamsız dünyada anlamlı bir hayat yaşarsınız.
Son olarak okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Bitirdikten sonra hatta okurken bile ara ara durup boş boş duvar seyrettirme garantili bir kitap, çocuk kitabı deyip geçmeyin ki zaten böyle deyip geçen de kalmamıştır artık yani