Aradan geçen süre yalnızca birkaç ay olduğu halde, Momo’ya sanki çok uzun zaman geçmiş gibi geliyordu. Çünkü gerçek zamanı ne bir saat ne de bir takvim ölçebilirdi. Böyle bir yalnızlığı anlatacak sözleri bulmak da aslında çok güçtür. Belki şunu söylemek yetebilir: Momo, Hora Usta’ya giden yolu bulabilseydi (ki bunu sık sık deniyordu), ona gidecek ve kendisine artık zamandan bir pay ayırmamasını rica edecek ya da kendisinin de sonsuza kadar Hiçbir Yerde Evi’nde, onun yanında kalmasına izin vermesini isteyecekti.