Nisa Yazıcı

İnsanlardan en çok çocukları, Hayvanlardan da atları sevdim. Ve çocuklar hariç; Sevmediğim hayvanları bile  çoğunuzdan daha yakın buldum kendime. İnsanları sevemedim tabi kimse bunu mesele yapmadı. Hepinize karşı tektim  ve elbette şansım çok azdı. Ben bu savaşı altı yedi yaşlarımda kaybettim. Yapacak bir şey yoktu, kitaplara sarıldım.
Reklam
Yaşayanların birçoğu ölümü hak ediyor ve ölenlerin bir kısmı da yaşamayı hak ediyor. Yaşamı onlara verebilir misin? O halde hak, hukuk adına ölüm buyurmakta çok acele etme; çünkü en bilge olanlar bile her şeyin sonunu göremez.
İnsan tek başına kalınca ve gözlerini geleceğe kapayınca, sonsuzluğun o korkunç uçurumu ortaya çıkıyor. Sonsuzluk gelecek değil. Biz ölünce, ölüm bize çevremizde yarım daire çizdirtiyor, o zaman geriye, geçmişe, geçip bitmiş olana doğru yürümeye başlıyoruz. Ve böylece yazgımızın yumağını çöze çöze, bize hazırladığı bir sonsuzluk asla var olmadığı için, hiç ulaşamadan hiçliğe doğru yürüyerek gidiyor, gidiyoruz.
İnsanları ve nesneleri, gizemli yasalar idare ederler, yine de insan sezinleyebilir. Beyefendi, benim hemen hemen her konuda özel düşüncelerim var...