Şü

10/10
·196 syf.··
2020 1. kitabı
İnsanların martılarla yazısız bir anlaşma yaptığı ada ve o adaya sonradan gelip martılara savaş açan ve çoğunluğun desteğini almayı başaran bir başkan! Okuduğum ilk andan itibaren beni etkisi altına aldı. Dehşetle, hayretle, üzüntüyle okudum. Bu romanı okurken insan ister istemez iyiliği - kötülüğü, kedindini sistemi sorguluyor. Daha sonrası zaten büsbütün huzursuzluk... 40 aileden oluşan adada insanlar günlük hayattan ve sistemden uzak huzur içinde yaşarken emekliye ayrılan eski bir başkanın adaya yerleşmesiyle adanın felakete sürüklenmesini anlatıyor roman. Romanda isimler kullanılmıyor. Kişilere oturduğu evin numaraları ile hitap ediliyor. Sadece romanın anlatıcısı olan 36 numaranın eşinin adının biliyoruz. Lara.. Emekliye ayrılan başkanının adaya gelip yerleşmesine kadar herkes huzur içinde ve stresten uzak, doğal bir yaşam sürmektedir. İnsanların, adada yaşayan martılarla bir anlaşmaları vardır. Bu anlaşmaya göre iki taraf da birbirinin hayatına müdahale etmemekte ve barış içinde yaşamaya devam etmektedir. Bir gün Başkan, aile ve adamları Ada’ya gelip yerleşirler ve o günden sonra bir dönüşüm başlar. Önce ağaçlar kesilir. Ağaçların kesilmesine karşı çıkan adalılardan sonra Başkan, var olan düzenin bozuk bir düzen olduğunu ve anarşinin hâkim olduğu bu Ada’da bir yönetim kurulu oluşturularak demokrasinin getirilmesi gerektiğini önerir. Başkanlık komitesi bir kurallar listesi yayınlar ve kurallara uyulmadığı takdirde halkın cezalandırılacağını belirtir. Adalılar da buna sessiz kalır. Daha sonra martıları bir tehtit olarak gören başkan onlara savaş açar ve bu olay martıların da insalara zarar vermesi ile devam eder. Martılar artık terörist ilan edilmiştir! Daha sonra martı yumurtalarını yemesi ve onların sayısını azaltmak için adaya tilkiler getirtir başka
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·77 syf.··
2019 2. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2019 00:23
Bir yolcu gemisinde bir satranç şampiyonu ve bir milyoner var. Milyoner ücreti karşılığında bir parti oynamayı teklif ediyor ve şampiyon da bunu kabul ediyor neyse bunlar bir araya geliyorlar ve etrafta diğer yolcu izleyicilerle birlikte maç başlıyor fakat o izleyenlerden bir tanesi kendisini tutamayıp sürekli oyuna müdahale etmeye başlıyor Dr. B. adında Avusturyalı bir göçmen. Gizemli bir geçmişe sahip. Onun aslında gestapo tarafından arkadaşları ile beraber bir işkenceye tabi tutulduğunda şahit oluyoruz Fakat bu öyle sıradan bir işkence değil farklı bir işkence türü bunu içinde "hiçbir şey" olmayan bir otel odasına kapatıyorlar. Onu bir yokluğa mahkum ediyorlar. Arada bir sorguya çağrılıyor. Ve günleri böyle geçerken bir gün başına ilginç bir olay geliyor. Ve onu çok heyecanlandırıyor. Bir kitap çalıyor! Ve daha sonra kitap onda bambaşka etkiler yaratıyor. Daha sonra kitap gemideki santraç oyununa geri dönüyor. Hiçliğin insan üzerine bıraktığı korkunç etkiyi okudum. Hatta okumaktan ziyade yaşıyor gibiydim. Bi ara derin derin nefesler almaya başladım. Kitap bittiğinde ben de bitmiş gibi hissettim omuzlarım düştü ve öylece kaldım bir süre. Zweig çok başarılı! Bu kitap sadece bir kere değil farklı zamanlarda bir kaç defa daha okunmalı. Muhakkak her okuyuşta farklı bir tat verecek ve bir bir bakış kazandıracaktır.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,7bin okunma
10/10
·268 syf.··
2015 3. kitabı
Sabahattin Ali farkını konuşturmuş. Bana göre en iyi Türk yazardır. Sabahattin Ali okumaya Kürk Mantolu Madonna ile başladım beni çok etkiledi. Kitaba sarılıp ağlamıştım. O zaman hiç bir kitap Kürk Mantolu Madonna etmez dedim ama İçimizdeki Şeytanı okuyunca Kürk Mantolu Madonna kadar etkileyici ve güzel olduğunu gördüm. Bütün kitaplar bir yana Sabahattin Ali'nin kitapları bir yana. İçimizdeki Şeytanda benim kahramanım Ömer. İçten içe kızmış olsam da asıl kızdığım kişi Macide. Her ne olursa olsun Ömer'e onu yapmamalıydı. Her bir cümlesi birbirinden güzel, kıymetli. Özellikle söz sanatlarını harika bir şekilde kullanmış usta yazar. Emeğine sağlık. Kesinlikle okunması gereken harikulade bir eser.
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209,2bin okunma