Sühendan

Size Aşağı Binfield ziyaretimin bana verdiği dersi anlatayım: Hepsi olacak. Aklınızın köşesinde olan, sizi korkutan ancak bir kabus olabileceğini veya başka ülkelerde yaşanacağını düşündüğünüz her şey. Bombalar, yemek kuyrukları, kauçuk coplar, dikenli teller, renkli gömlekler, sloganlar, korkunç yüzler, yatak odası pencerelerinden etrafı tarayan makineli tüfekler. Hepsi olacak. Biliyorum; ama ona bakarsanız zaten biliyordum. Kaçış yok. İster buna karşı savaşın, ister fark etmemiş gibi başınızı çevirin, ister öbürleriyle birlikte surat dağıtmak için bir somun anahtarı kapıp dışarı koşun. Ama kaçış yok. Öyle de olsa, böyle de olsa bunlar yaşanacak.
Sayfa 245·Kitabı okudu
Reklam
Niçin? Çünkü bu işler böyledir. Çünkü sürdüğümüz şu hayatta -genel olarak insan hayatını değil, şu çağda ve şu ülkedeki hayatı kastediyorum- yapmak istediğimiz şeyleri yapmıyoruz. Hep çalıştığımız için değil. Çiftlik ırgatlarının veya Yahudi terzilerin bile çalışmadıkları zamanlar vardır. Sebep bizi sonu gelmez aptallıklara koşan içimizdeki şeytan. Her şeye vakit vardır ama yapmaya değer şeyler hariç.
Sayfa 91·Kitabı okudu
Bir kez kendini bulmuş olan kişinin bu yeryüzünde yitirecek bir şeyi yoktur artık. Ve bir kez kendi içindeki insanı anlamış olan bütün insanları anlar.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Hayır, artık asla o insan olmak istemiyordum, geçmişteki o hatasız, duygusuz, dünyadan kopuk centilmen olmak istemiyordum, suçun ve dehşetin tüm derinliklerine dalacak olsam da artık gerçek yaşımı istiyordum!
Sayfa 66·Kitabı okudu
Sokak, gökyüzü ve evler sahip olma, birbirine ait olma duygusunun yepyeni bir haliyle karışıp içime doluyordu: daha önce hiçbir zaman, varoluşunun en hararetli anında bile bu şeylerin gerçekten var olduklarını, yaşıyor olduklarını, onların ve benim varoluşlarımızın bir ve aynı olduğunu, bütün olarak da sadece sevgiyle kavranabilen, sadece kendini teslim edenin kucaklayabileceği o büyük ve muhteşem, mutluluğuna doyulmayan yaşam olduğunu böylesine güçlü hissetmemiştim.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Reklam