'Bu bir şey değil,' diye bağırdı. 'Sadece cennetin kendimi evimde hissedeceğim bir yer olmadığını söylemek istiyordum. Rüyamda tekrar dünyaya dönebilmek için deliler gibi ağladım; melekler bana öyle öfkelendiler ki, beni tuttukları gibi Uğultulu Tepeler'in üstlerindeki fundalıkların arasına attılar. Orada mutluluktan ağlarken uyanmışım. Aslında bu rüyam da diğer rüyam gibi sırrımı açıklamak için yeterli... Cennet bana ne kadar uzaktaysa, Edgar Linton'la evlenmek de bir o kadar olmayacak bir şey benim için. İçerideki o kötü yürekli adam, Heathcliff'i bu kadar rencide etmiş olmasaydı, Edgar'la evlenmeyi aklıma bile getirmezdim. Bu haliyle Heathcliff'le evlenmem beni onun düzeyine getirir, o yüzden de onu nasıl sevdiğimi asla bilmeyecek o... Ve ben onu yakışıklı olduğu için sevmiyorum, Nelly. Onu benden daha çok bana benzediği, benden de öte bir parçam olduğu için seviyorum. Ruhlarımızın neyle yoğrulduğunu bilmiyorum ama onun ve benim ruhlarım kesinlikle aynı hamurdan... Linton'ınki ise ay ışığının şimşekten ya da buzun ateşten olduğu kadar farklı benimkinden.'
Sayfa 115 - Koridor yayıncılık,İstanbul,2023