Her zaman sevgiye susamıştım. Ömrümde hiç olmazsa bir kez doyasıya sevgi görmek isterdim. Midem bulanıncaya ve fazlasını geri çevirinceye değin. Bir tek kez, sadece bir tek kez.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Romeo ve Juliet'in ölümlerine üzülmüş gibi görünmüyorsunuz.."
"Üzülmek mi?"
“Bunu üzülmeye değer bulmuyor musunuz? İki genç âşık yerde cansız yatıyor. Bugüne dek bundan daha acıklı bir hikâye yazılmadı. Bu hikâye sizi etkilemiyor mu?"
"Sanırım hayır."
"Siz bu kadar soğuk bir insan mısınız? Bu kadar vurdum duymaz mısınız?"
"Sadece bunun bir trajedi olduğunu düşünmüyorum ."
"Trajedi tam olarak bu,"
"Ama onun bu iki âşıkla alay ettiği çok belli,"
"Kimin?"
“Shakespeare'in."
"Lütfen izah edin ..."
"Romeo ve Juliet arzu ettikleri her şeyi elde edebilen iki zengin aile çocuğu. Şimdi de birbirlerini istediklerini düşünüyorlar.’’
"Onlar birbirlerine âşık ..."
"Birbirlerini doğru düzgün tanımıyorlar bile."
"Bu ilk görüşte aşk."
"Bu sadece ilk görüşte, 'Ah, ne kadar da hoş birisi' diye düşünmek. Shakespeare, Romeo ve Juliet'in birbirlerine âşık olduklarına inanmamızı isteseydi daha ilk sahnede Romeo'nun Rosaline'e kafayı taktığını söylemezdi. O bu oyunda aşkla alay ediyor."
Merhaba~
Play Store'da, Read More isminde bir uygulama buldum. Günlük olarak okuduğunuz sayfa sayısını, kitap okuyarak geçirdiğiniz süreyi takip edebileceğiniz bir uygulama. Okuma alışkanlığı kazanmak isteyen ya da (benim gibi) günlük/aylık olarak okuma istatistiklerini tutmak isteyenler için çok ideal.
*Çok yakında Türkçe dil desteği de geliyor.
**Daha fonksiyonlu fakat ücretli bir alternatif olarak Bookly uygulamasını da önerebilirim.
Read More: play.google.com/store/apps/deta...
Mark’la bir yerde karşılaşmışsınızdır ve hadi bir şeyler içelim demiştir. Siz margaritalarınızı içerken o gözünün önüne gelen hayat hikayesinden, ondan bundan bahsetmeye başlar. Kitabı okurken hissettiğim şey tam da buydu. Mark Manson okuyucusuyla samimiyeti çok başarılı kurabilen, anlatmak istediği çok şeyi olan -kendi tanımıyla- yazar, düşünür ve hayat tutkunu biri. Onu bu kadar çok okunur yapanda bence her şey hakkında bir duyumu olması ve kurduğu samimiyet.
Kitap; kişisel gelişim kitaplarının aksine hedefe giderken bunu yapman gerekiyoru anlatmıyor. Adındaki gibi kitabın sonunda artık hiçbir şeyi kafanıza takmayacaksınız gibi bir vaadi de yok aslında. Zaten böyle bir vaadi olsa cidden sizce de biraz garip olmaz mıydı? Ha bu arada kitabın vermek istediği ve sağlam mesajlarda var ama öyle 200 sayfayı dolduracak kadar uzun değil hatta şunu söylemeliyim ki Mark söylemek istediklerini 40-50 sayfada da bitirebilirdi ve aynı mesajı okuyucusuna verebilirdi. Ancak o, konuyu spontane olarak genişletmiş ve okuyucusuna öyle sunmuş. Ben kitabı okurken hiç hiç sıkılmadım hatta mesajını verirken değindiği hayatlara bayıldım. Japonya’da ki Çavuş Onodo’nun mücadelesinden, yanlış anı sendromu yaşayan Meredith’ten yada dahasından bihaber olduğum farklı hikayelerden haberdar olmuş olmak beni çok etkiledi.
Kitabı okuduktan sonra göz ucuyla kitabı okuyan diğer okurların yorumlarına şöyle göz gezdirdim de kitabın adı ve çok satılanlar listesinde olması bazı okurları biraz yanıltmış olmalı ki bu kitabı olağanüstü metotlar içeren, kitabın sonunda aydınlanacakları ve her cümlesinden etkilenecekleri bir kitap olarak düşünmüşler sanırım ve beklentilerinden sıyrılıp kitapta anlatılanları görememişler. Bunun için kitabı okuyacaksan sayın karşıdaki kişi kitaba başlamadan elindekine
Yaşam tuhaf, değil mi? Bir zamanlar müthiş bir şekilde parlayan, son derece arzu ettiğin bir şey, onu elde etmek için her şeyi göze alabilecekken, biraz zaman geçtikten sonra ya da ona biraz farklı açıdan bakınca, şaşırtıcı derecede önemini yitiriveriyor.