Değişim, yıkarak yapmaktır. Geçmişte mevcut ve geçerli olanların ortadan kalkması veya geçersizleşmesiyle gerçekleşir. Bunun anlamı, dünyanın her gün bir tabula rasa'dan hareketle yeniden kurulduğu demek değil. Aksine, yeni daima eski üzerinden kurulur, ama onu aşındıra aşındıra, deforme ede ede, başka bir şey kıla kıla, çarpıtarak...
Eski hiç ölmez, ama o denli çarpıtılmış, o denli başkalaştırılmıştır ki, eskiliğini sadece uzmanlar fark edebilir.
Mimarlık fiziksel çevreyi ve dolayısıyla da toplumsallığı disipline edecek bir araç gibi düşünüldüğü için sanatın özgürleştirici iradesini gösteremiyor.