katiller çetesi serisi, en sevdiğim seri olmuştur. her kitabıyla beni büyülemiş, kendisine hayran bırakmış nadir serilerdendir.
victor ' a karşı ne hissettiği bilmiyorum. hem tiksiniyorum, aynı zamanda da hayran kalıyorum. nasıl anlatılır bilmiyorum ama victor cum sen ıslah olmaz bir canisin.
! buradan sonrası biraz spoiler içerebilir!
aaslında sevdiği insanları canice öldürmüş, katletmiş oluşu beni şaşırtmadı. her ne kadar ayrıldığım bayıldığım bi karakter olsa da içinde büyük bi acımasızın yattığını biliyodum. bu acımasız, duygusuz kişiliğini oluşturan nihai nedenlerin masum, saf olmasını beklemiyordum zaten. kitap bana bir nevi victor 'un günah çıkarmasını okuyormuşum hissi verdi. ama itiraf etmeliyim kitap, serinin diğer kitaplarına göre çok daha monotondu. katiller çetesi serisinde alıştığım aksiyon, adrenalin, heyecandan eser yoktu.
izabel bana hep kendini bilmiş, ukala gelmiştir ama bu kitapla izabel'deki değişim beni kendisine karşı ısındırdı. şuan serinin bundan sonraki kitabında izabel'i okumak için sabırsızlanıyorum. malum çok daha cesur, gözükara, kendinden emin bir hale büründü, büyük bir değişim geçirdi ve bu beni fazlasıyla heyecanlandırıyor.
her şey bir yana victor'un niklas'la izabel 'in arasını yapmaya çalışması çok insafsızca, insanlıktan nasibini almamış bir hareket değil miydi ya?
kara kurt kitabında niklasa karşı büyük bir hayranlık beslemeye başlamıştım ve o hayranlığım daha da büyüyor. neden bilmiyorum ama kendisi arsız, yaramaz, beceriksiz halleriyle ilgimi çekiyor ve merakımı cezbediyor.
kitaptaki nora ve fredrick eksikliği beni üzdü. fredrick'e olan ilgim su götürmez bir gerçek, nora da oldukça sırlı, gizemli bir karakter. ama kitapta bu ikisine neredeyse hiç rastlayamadım.