Bazı kitapların arasında sadece sayfalar değil, yıllar da saklı kalıyor.
Taşınacağım için kitaplarımı toplamaya başladım. Eskiden, bazı şeyleri unutma ihtimalime karşı kitaplarımın içine küçük notlar yazarmışım. Şimdi neredeyse her kitabımda geçmişten kalma bir iz, bir insan, bir anı karşıma çıkıyor.
Bu not da onlardan biri. Bundan belki de 9-10 yıl öncesiydi; henüz lisedeydim. Aydın abiyi Facebook’ta kitap yorumlarından tanımışım. İnsanlar hangi şehirde olursa olsun birbirlerine kitap hediye etsinler demişti. Sonra mesaj atmışım; çok iyi, hoş bir sohbet olmuş. Birbirimize kitap gönderme kararı almışız. O bana Telepati’yi göndermiş, ben ona Faust’u hediye etmişim. Trabzon’daydı.
Belki onu gerçekten hiç görmedim, belki bir daha da göremeyeceğim ama belli ki hayatımda güzel bir yer edinmiş. Bugün bu notu görünce hem duygulandım hem mutlu oldum.
Meğer bana kitap hediye eden, hayatıma dokunan, güzel izler bırakan ne çok insan olmuş.
Bazı insanlar zamanla uzaklaşsa da bıraktıkları his bir kitabın arasında yıllarca bekleyebiliyormuş.
Aydın abiyi bulur muyum bilmiyorum ama bulmak isterim.
"Hayatı çalışmak yoluyla sevmek hayatın en derin sırrına ermek demektir. Fakat eğer ıstırap çekerken, doğduğunuz güne lanet edip bedeninizin yükünü taşımayı alnınızın kara yazısı sayıyorsanız, o zaman size cevabım şudur: Yazılanı silecek olan yalnızca alın terinizdir."