MaviKartal

Bunu gerçekten bir kişide rastladım ve entellektüel seviyesi yüksek insanlar tarafından oldukça gülünç karşılanan tepkileri var oluyor.
Gönderi kullanım dışı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Gördüğüm en en ama en iyi hikayeydi. Vay be diyerek kalbime dokunduğunu hissettim. Kesinlikle çok güzel(!)

Fatma Zeytin

@F_Zeyt
·
Hiç evlenmemiş ve çocuğu olmayan Franz Kafka, Berlin'de bir parkta yürürken, çok sevdiği oyuncak bebeğini kaybettiği için ağlayan küçük bir kız çocuğuyla tanışır. Kafka, çocukla birlikte bebeği uzun süre arar ve başarısız olur. Ertesi gün onunla, bebeğini aramak için yeniden buluşmak istediğini söyler. Fakat yine bebeği bulamazlar. Kafka, kıza bebek tarafından yazılmış bir mektup verir. Mektupta "Lütfen ağlama, dünyayı görmek için bir geziye çıktım. Sana maceralarım hakkında yazacağım", diyordu. Böylece, Kafka'nın yaşamının sonuna kadar devam edecek bir hikâye başlar. Kafka, küçük kızla her buluşmasında bebeğin maceralarının yazılmış olduğu mektupları okur ve akabinde çocuğun çok mutlu olduğunu görür. Kafka, Berlin'e dönmeden önce oyuncak dükkanına uğrar ve bir tane bebek satın alır. Daha sonra kız çocuğu ile buluşmaya gider. Bebeği çocuğa uzatır. "Ama hiç bebeğime benzemiyor," der kız. Kafka, bebeğin yazdığı bir başka mektubu çocuğa verir: Mektupta “Seyahatlerim beni değiştirdi." yazmaktadır. Küçük kız yeni bebeği kucaklar ve onunla mutlu bir şekilde evine gider. Bir yıl sonra Kafka ölür. Yıllar sonra, bir yetişkin olan kız, bebeğin içinde bir mektup bulur. Mektupta şöyle yazmaktadır: "Sevdiğin her şey muhtemelen kaybolacak, ama sonunda sevgi başka bir şekilde geri dönecek." İmza Franz Kafka.
Hayat
Bir kişiyi tanımak için, onunla oyun oynayın!

Post Mortem

@post_mortem
·
(KISMEN KARAKTER DETAYLANDIRMASI İÇERİR FAKAT KURGUYA DAİR DETAY VERMEK NİYETİNDE DEĞİLİM. BAKALIM NASIL OLACAK?) Öncelikle belirtmek isterim ki, puanı kitabın kurgusuna ve Zweig ustanın anlatımına vermiş bulunuyorum. Kitabı komple, baskısıyla, çevirisiyle, yazım hatalarıyla değerlendirecek olsam bu puanın yarısı giderdi o derece. Zweig'ın daha evvel okuduğum iki kitabından birini İş Bankası'ndan, diğerini ise Martı'dan okudum ve göze batacak sorunlar yaşamadım. Fakat bir süre önce vermiş olduğum bir siparişin kuyruğuna takılıp gelen bu yayınevinin (Anonim Yayıncılık) setini de "ustanın diğer kitaplarını da edinmek için sebep oldu" şeklinde kabul ederken, setin ilk kitabıyla birlikte "bedava sirke, baldan tatlıdır" sözünü canlı canlı çürütmüş oldum. Siz siz olun, her beleşten bal tadı almayı beklemeyin... Sette kalan dört kitap daha var, bakalım ne edeceğiz... Konuya dönecek olursak, derler ya hani, birini tanımak istersen onunla sofraya otur, yola çık vs. vs. Farklı versiyonları vardır elbet. Kitapla birlikte bir versiyon daha ekliyorum ki, birçoğunuz geriye dönüp baktığında yaşayıp gördükleriyle birlikte bu sözüme hak verecektir: Birini tanımak istiyorsan, onunla oyun oyna. Hatta artırıyorum, sosyal hayattaki arkadaşlarınızla, iş arkadaşlarınızla, hoşlandığınız ve ilişkinizi ilerletmeyi düşündüğünüz insanlarla oyunlar oynayın. Oyun esnasında veya sonrasında aldığınız tepkileri ise iyi değerlendirin, öyle "oyun halinde olur böyle şeyler" diyerek geçiştirmeyin. Gerekirse bu kişilerle ilişkilerinizi gözden geçirin. Gerekirse bağınızı dahi koparın. Bu kadar netim. Neyse, burada da sahnedeki karakterlerimizi tanımak ve de tanımlamak, onları mercek altına almak, hatta psikolojik otopsilerini yapmak için bize gerekli olan şeyler, bir adet satranç tahtası ve birkaç taş
En kötü tecrübeniz?
Anket