• Hakikat oturduğu yüksek tahttan indirildikten sonra hayat bir keşmekeş. Sonrası, delinin birinin kuyuya attığı taş, akıllının kırk dereden getirdiği suyla kiri akıtamaması ve nihayet ne olduran ne öldüren, sadece hepimizi hep birlikte süründüren bir karmaşa •
• Bu denli çözümsüz, dış olgulara bağımlı bir yaşamın içinde olmamak ne büyük mutluluk. O esir. Her gün yaşlanmaya, her gün kafasından ve gövdesinden bir şeyler yitirmeye esir. Her gün gelişen, her gün büyüyen, tüm çağlara varan bir bağımsızlığın, nesnelere dayanmayan bir özgürlüğün mutluluğuna hiç varamayacak. Anadili bile gelişmemiş. Düşünceleri, insan varoluşunun gerçeğini kavramaya yeterli değil •