Aslında, sevgili dostum, sen haklısın. Her gün insanların arasına sürüklenip onların neyle uğraştığı gördüğümden beri, kendi varlığımla daha barışık hale geldim.
Kötülük iki taraflıdır. Onun yaptığı kötülüğü görüyorsun ama kendininkine gözlerin kapalı. Sadece o kötü olsa, sen hep iyi olsaydın ortada kin olmazdı.
Değeri olan bir kimse, yaşayacak mıyım, yoksa ölecek miyim diye düşünmemelidir; "bir iş görürken yalnız doğru mu eğri mi hareket ettiğini, cesaretli bir adam gibi mi yoksa tabansızca mı hareket ettiğini, düşünmelidir.”
"Çünkü ben,genç,yaşlı,hepinizi; bedene,paraya değil,her şeyden önce ruhun yükseltilmesine önem vermeniz gerektiğine inandırmaya çalışmaktan başka bir şey yapmıyorum...
Evet,benim vazifem size parayla erdemin elde edilmeyeceğini,paranın da,her türlü iyiliğin de,ancak erdemden geldiğini söylemektir. Ben bunları öğretmekle gençleri doğru yoldan ayırıyorsam,zararlı bir insan olduğumu kabul ederim."
"Siz insanlar," diye haykırdım, "bir şeyden söz ederken, 'bu yanlıştır, bu doğrudur, bu iyidir, bu kötüdür' diye kestirip atmadan yapamazsınız. Bu ne demektir? Herhangi bir olayın asıl nedenlerini araştırdınız mı? Bu olayı doğuran, önüne geçilmez hale koyan sebepleri arayıp buldunuz mu? Eğer bunu yapsaydınız, hükümlerinizde bu kadar aceleci olmazdınız."