Birini arayıp beklemek, onun varlığından başka her şeye kapatıyordu insanı. Beklenenin sesinden başkasına sağır, arananın süretinden ötesine kör ediyordu. Beklenen bekleyene ne denli yakın olursa olsun, zamanla üçüncü tekil şahsa, uzaklaştıkça daha beter saplanılan bir bataklığa dönüşüyordu. Derken, varsa yoksa o oluyordu. Varsa o, yoksa da hiç kimse!
Peki ben neredeyim? Var mıyım, yok muyum? Gerçek miyim, değil miyim? Asıl mıyım, imaj mıyım, cevher miyim, araz mıyım, kök müyüm, gövde miyim, yaprak mıyım, meyve miyim, ağaç mıyım, orman mıyım, fert miyim, cemiyet miyim, neyim?