“...ne de olsa kadındı. anlayış kabiliyeti ne kadar eksilirse seziş kabiliyeti o kadar çok artıyordu. Onun için benim sükût yalanlarım onda da sükût yalanlarıyla ve hatta basan söz yalanlarıyla mukabele gördü. Onu her zamandan fazla kollarımda sıkıyordum, fakat ne kadar çok sıkarsam, o kadar çok benden uzaklaştığını hissediyordum. Yabancıydık birbirimize. Fakat bu ilk evlenme gecemizin, sonraki bazı ayrılıklarda döndüğüm gecelerin o kutsi diyebileceğim ürpermelerle dolu yabancılığı değildi. Aşkımız tadını değiştirmişti artık.”