Küçük kızım babasının kucağında uyuyor, ben iki çanta taşıyorum. Birinde biberonlar, kundak bezleri, bebek için yedek kıyafetler, diğerinde sözlükler var.
Başlangıçta yalnızca tek bir dil vardı. Bu dil nesnelerdi, şeylerdi, duygulardı, renklerdi, mektuplardı, kitaplardı, dergilerdi.
Başka bir dilin var olabileceğini, bir insan evladının anlayamayacağım bir kelime telaffuz edebileceğini hayal bile edemezdim.
Agota Kristof ile 1990 yılında "Büyük Defter" kitabıyla tanıştım. Çok ama çok beğenmiştim kitabı. Sonra devam kitapları Kanıt ve Üçüncü Yalan ile seriyi bitirdim.
İnanılmaz sade bir dil ve kelimelerle okuyucuya çok katmanlı bir okuma sunar Agota Kristof.
Okumaz Yazmaz kitabında da yirmi bir yaşında kucağında dört aylık bebeği ile sığınmacı olarak yerleştiği İsviçre günlerinden bir kesiti çocukluk anıları ile harmanlayarak bize anlatıyor.
Macar Edebiyatı'nın en iyilerinden Agota Kristof ile mutlaka tanışın:))
#macaredebiyatı#savaş#ötekiolmak#göç#anadil#kimlik
Okumaz YazmazAgota Kristof · Can Yayınları · 20233,693 okunma