Şule Uğurlu

Şule Uğurlu
@suleugurlu
Hayat kısa!!!
Yaşasın tembellik
İzmir
İskenderun
191 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Uzun sözün kısası, acıya dayanmaya, mantıksal olarak umut yokken, umut beslememe yardımcı olabilecek tüm yolları denemeye devam ediyordum: İskambil falları açıyor, Auber' deki bir dilencinin çanağına on frank koyup, "yeni den telefon etsin, geri gelsin" türünden dileklerde bulunuyordum. (Ve belki yazmak da bu yollardan biridir.)
Sayfa 43·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu geçici uzaklaşma anlan dıştan geliyordu, onları aramıyordum. Tersine, beni saplantımdan kurtarabilecek fırsatlardan, okumalardan, gezintilerden ve önceleri tat aldığım her türlü etkinlikten kaçınıyordum. Müdürümün benden istediği bir ek iş yükünü, adama telefonda neredeyse hakaret ederek, şiddetle geri çevirdim. Hislerime ve tutkuma, onun hayali hikayelerine sınırsız bir biçimde bağlanmamı engelleyecek şeylere karşı çıkmaya pekala hakkım varmış gibi geliyordu.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Kimi zaman, kendi kendime, belki bütün gününü bir saniye bile beni düşünmeden geçiriyor diyordum. Kalktığını, kahvesini içtiğini, konuştuğunu, güldüğünü gözümün önüne getiriyordum, sanki ben yokmuşum gibi. Kendi saplantımla hiç uyuşmayan bu durum beni şaşkına çeviriyordu. Bu nasıl mümkün olabilirdi? Gerçi sabahtan akşama dek aklımdan çıkmadığını öğrense o bile şaşırırdı. Benim tutumumu ya da onunkini daha doğru bulmak için hiçbir neden yoktu. Bir bakıma, ben ondan daha şanslıydım.
Sayfa 29·Kitabı okudu
çocukluğumda oturduğumuz mahallede, öğleden sonraları evlerine gizlice adam alan bekar ya da evli, çocuklu kadınları anımsadım (her şeyi dinleniyordu - komşular-onları uygunsuz davrandıkları için mi yoksa cam silecek yerde gündüz saatlerini keyiflerine ayırdıkları için mi kınıyorlardı, bunu çözmek olanaksızdı
Sayfa 23·Kitabı okudu
bir öğleden sonra, o bendeyken, oturma odasındaki halının üstüne çok sıcak bir cezve koyarak atkı çözgü ipliklerine kadar yaktım. Hiç önemsememiştim. Hatta bu yanık izini her gördüğümde, onunla geçirdiğim o öğleden son rayı anımsayarak mutlu oluyordum.
Sayfa 22·Kitabı okudu