Kadehine içki dökerken kendi hayatının matematiksel doğru yanlış sağlamasını, öğretinin kesinkesliğiyle temize çekecek, diye düşündü. Artık sarhoş olabilirdi. Kendi yaşadıklarının kesinliği yoktu. Birileri sanki kasten hepsini silivermişti. Bardağındaki alkolü içindeki bir yarayı dişlercesine, soluk almadan içip bitirdi. Beyninin gerisinde, birisinin gürültüsünü duyduğunu sandı. Gülümsedi. Gözleri irileşerek arkadaşlarının sırtından geceye yuvarlandılar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Korkmayın, biz eleştirdiklerini değiştiremeyenlerdeniz. Yetkimiz yok. Proletarya değiliz. Biz içimizde uyanan ihtilallerin sonucu kendi kendimizi bodur bir ağaca asıp sallandıranlardanız.
Din, insanlığın topluca yaşadığı bir saplantı nevrozuydu ve çocuklardaki gibi Oedipus Kompleksi'nden, babayla ilişkiden kaynaklanmaktaydı. Dolayısıyla, dinden yüz çevirmenin büyüme olayındakine benzer yazgısal bir amansızlıkla gerçekleşeceğinin öngörebilir ve bizim de işte tam bu gelişim evresinde bulunduğumuzu söyleyebiliriz.
Köleler arasında doğan tanrı, yeraltı mezarlarının içinde tarla faresi gibi gizlendi. Köleler zamanla güçlendiler, yeraltı tünellerini terk ettiler ve sarayları ele geçirdiler. Tanrı da onlarla beraber güçlendi, karanlık zindanlardan çıktı, saraylarda ve kulelerde tahtını kurdu. şu kocaman kiliseler Tanrı'nın gücünü değil, insanın gücünü, inancını, kibirini gösterir.