Tahmini Okuma Süresi:
8 sa. 23 dk.
Sayfa Sayısı:
296
Basım Tarihi:
2015
İlk Yayın Tarihi:
1984
Yayınevi:
Encore Yayınları
ISBN:
9786059949194
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir anti-kahraman...
Puan vermedi·296 syf.··
Beğendi
·
2023 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 18:57
Türk edebiyatımız böyle bir hazineye sahipmiş ve bu hazineden bunca yıl haberim yokmuş. Hafızam belki yorgundur diye kıyaslama yapmak için bekledim ve dinlenmiş bir zihin ile tekrar düşünerek kendimi zorladım. Ancak şimdiye kadar bizim öz edebiyatımızda bu müthiş eserin benzeri bir kitap okumadığıma kanaat getirdim. Kitaba başlamadan önce yazarı araştırdığımda Oğuz Atay’ın dostu olduğunu, Yusuf Atılgan’dan etkilendiğini okumuştum. Ebedi anlamda bu iki isimden de izlere rastladım. Fakat kitabı okurken, yazarımızın bilinç akışı yöntemini çokça kullanması, zaman ve mekan kavramları arasındaki ani sıçramaları ve kitabın ana karakterine bürüdüğü değişken ruhsal durumları göz önüne serdiğimde bana ne Oğuz Atay’ı ne de Yusuf Atılgan’ı (Aylak Adam hariç) çağrıştırdı. Aklıma gelen tek isim James Joyce ve hala tadı damağımdaki unutulmaz ve eşsiz eseri Ulysses oldu. Çünkü romanın baş kişisi, hatta anti-kahramanı demek daha doğru olacak, Fahri Tekben’i analiz ettiğimde, Stephen Dedalus ağırlıklı, Aylak Adam Bay C. görünümlü, John Fante’nin Arturo Bandini’si huylu, Musil’in Ulrich’i tekâmülsüzlüğünde, Gogol’ün Akakiy Akiyeviç’inin uyumsuzluğunda, hatta ve hatta Karayip Korsanları’nın Jack Sparrow’unu andıran mizahi kişilikli bir karakter ile karşılaştım. Hal böyle olunca, elbette okuduğum bu kitaptan tarifsiz bir keyif aldım. Umarım bu gizli saklı kalmış, unutularak raflarda toz tutmaya mahkum edilmiş bu gerçek edebiyat hazinesi hak ettiği değeri görür.
Edebiyat
Ters AdamBarlas Özarıkça · Encore Yayınları · 201582 okunma
9/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2018 00:22
Edebiyat, karmaşık gerçeklerdir. Yazarlar eser kaleme alırlar, yayıncılar bu eserlerin yayılmasını sağlarlar, okurlar ile eleştirmenler de bu eserleri okurlar ya da onları unutulmaya yargılı kılırlar. Barlas ÖZARIKÇA'nın yaşamış olduğu durum bunları yazmama neden oldu. Öncelikle okuduğum kitabın zor bir metin olduğunu söylemek istiyorum. Bunu söylemekteki amacım öncelikle benim gibi zor metinlere karşı ilgisi ve zaafı olanlar adına konuya dikkat çekmek. Metnin zor olması gerçekten yazarın kendi iç dünyasında olan biten her şeyi hız kesmeden anlatımının yanında, çok fazla karakter eşliğinde "Kim kimdi?", "Kimden bahsediyor?" diyerek çok fazla karakter üzerinden tasvirler de bulunmadan, anlatım yapmadan, konudan konuya geçerken alakasız olarak görünen durum tespitleri üzerinden okuyucu olarak beni zorlamasından kaynaklandı. Kitaba ve yazarın anlatımına da alışınca okuyucu olarak yazarın kendi iç dünyasının zenginliği üzerinden anlatımını oldukça beğendim. "TERS ADAM" kitabının en baş kişisi olan Fahri TEKBEN'in sürekli, tüm çelişkilerine rağmen, sorgulayan yaşanılan her şeye rağmen görmezden gelerek susan herkesten nefret eden bir adamın hayatta varolma çabasını anlatıyor. Bunun yanında toplum düzenini oluşturan kurallara karşı tek başına vermiş olduğu yaşam mücadelesini kendinden kayıplar verirken bir şekilde okuruna yaşamda var olmak için yapılması ve yapılmaması gerekenlere dair samimi tavsiyelerde bulunuyor. Aynı zamanda Fahri TEKBEN'in, kırılganlığını, karmaşık yapısını, dış etkenlerin etkisinde kalarak, tutkuların egemenliğinde ve özlemin sürekli acılarını çeken bir varlıktır. Aynı zamanda hem görkemli hem de acınası bir tiyatro oyunu gibidir. Her insan biriciktir ve yine her insan öteki insanların benzeridir. Her insan, hem yalnızca bir defaya özgürdür hem de
Edebiyat
Ters AdamBarlas Özarıkça · Encore Yayınları · 201582 okunma
10/10
·296 syf.·
2015 15. kitabı
bir çok yazar arkadaşı olmasına rağmen unutulmuş bir değer bence yazar. yazım tarzı muhteşem bence. kendimi buldum tam bir çağrışımsal yazımdı. hayalle gerçek birbirine girmiş ve kurgu böyle devam ediyor. siyasi ekonomik ve sosyolojik pek çok gerçeği size satır aralarında veriyor. kendine yabancılaşan insan zemininde kendine yabancılaşan toplum gerçeğini ortaya koyuyor. yazar kendini bir üçüncü şahıs olarak görmeyi sevdiğini kitapta kahramanı sayesinde ortaya koyuyor. ikinci bir kitabı daha var umarım onu da okuma fırsatım olur. keyifli okumalar.
Ters AdamBarlas Özarıkça · Encore Yayınları · 201582 okunma
Ters Adam
10/10
·296 syf.··
2025 30. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 17 Aralık 2025 00:02
Edebiyat ödüllerini şimdiye değin hiçbir şekilde sahici bulmadım. Bu "sahici bulmama" durumunun içi elbette uzun uzadıya bir sistem eleştirisiyle doldurulabilir fakat kimi ödül organizasyonlarının, eser sahibi yazarın bizzat başvurusuyla değil de çevresinin tavsiyeleriyle ya da daha geniş bir edebiyat çevresinin ahde vefa niteliğinde söz konusu yazarı ödüle dâhil etmeleri; iyi yazan ama köşesine çekilmiş, suskun eski yazarların yeniden keşfedilmesine de önayak olabiliyor. Bunun en iyi örneklerinden biri de 70. Sait Faik Hikâye Armağanı’na Hay öykü kitabıyla değer görülen Barlas Özarıkça. Özarıkça; Oğuz Atay “fenomeninin” bir tıpkıbasımı olmamakla birlikte, aynı roman evreni ya da poetikası içinde kendi * demonik roman rejimini müstakil olarak kurmuş; dolayısıyla kendi özgün anti-kahramanlarını yaratmış ve ironi sanatı noktasında belli bir estetiğe erişmiş bir yazar. Elbette Atay’ı, Büyükada’daki dostluklarından yurt dışına tedavi için gidişine değin çok yakından tanıyor. Bittabi onun yazdıklarını yüksek sesle çevresine okumasından ve onay beklemesinden de haliyle etkileniyor; ama yukarıda da belirttiğim gibi, bu yalnızca aynı roman evreninde olmaktan ibaret. Oysa Özarıkça’nın kendine has, bana kalırsa daha şiirsel ve bambaşka bir özgünlüğü var. Kimi eleştirmenler Özarıkça’yı Atayvari bir çizgide değerlendirse de Ters Adam romanını mesnet olarak alırsak; Özarıkça karakterlerinin monologları yeraltı edebiyatına kayar nitelikte ve dolayısıyla daha bohem. Atay karakterleri ise Barlas’ın karakterlerine kıyasla daha melankolik; öfke ve iç karşılıkları açısından daha edilgen ve daha “ağlak” bana kalırsa. Barlas karakterlerinin kötülük temsilleri ve kendi duygularıyla dalga geçerken iç ses olarak kurdukları monologlar, yazarın zihninde daha ince işlenmiş gibi. Tabii ki
Ters AdamBarlas Özarıkça · Encore Yayınları · 201582 okunma
Puan vermedi·%88 (261/296 syf.)
Oğuzatayvari dendiği için okumaya başladım kitabı ama çok sıkıldım. Kim, nerde, neden bahsediyor içiçe girmiş :\ Altını çizdiğim bi çok yer oldu fakat kitapta olay örgüsü yok diyebilirim.İçinde alıntılanacak bir çok cümle barındırıyor, sonra.. Sonrası yok :) Anladığım kadarıyla bir Fahri ve arkadaşları var ve Fahri tımarhanelik. Ne okuyorum ben diye diye kitabı yarıladım ve pes ettim :( Keşfetmek isteyenlere; Keyifli okumalar
Ters AdamBarlas Özarıkça · Encore Yayınları · 201582 okunma
Bu kitabı sevmememin birkaç sebebi:
2/10
·368 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 00:55
Bu kitabı sevmememin birkaç sebebi: 1) Daha önce Oğuz Atay okumasaydım belki bende Türk Edebiyatı'nın gizli kalmış bir cevheri derdim ancak gerek kurgusal şablonun aynılığı, gerek karakter benzerliği, dil ve retorik benzerliği bana Oğuz Atay'ın varyantı/taklidi olarak göründüğü için sevmedim. 2)Aynı olayların tekrarlanması kısır döngüde hissettiriyor. Tamam içki ve cinsellik, yeraltı edebiyatının sarsıcı unsurlarıdır fakat bunlar sürekli ve amaçsızca tekrarlandığında sarsıcı etkisini yitirip klişeleşiyor. Bunalımdaki aydın değilde sığ bir profil çiziyor bence sevmedim. 3) Kitapta kadınlar, derinlikten uzak, nesneleştirilmiş cinsel bir obje olarak ele alınması dışında pek yer almaması da ayrı bir feminist atak geçirtiyor. Sevmedim. 4) Bilinç akışı tekniği öyle yoğun kullanılıyor ki bir noktadan sonra kitapla da karakterle de bağ mağ kalmıyor. Dozunda yapılsa kitap akıp gidecek aslında. Zorluk ya da karmaşıklık arttıkça nitelik artar anlayışıyla bazı yerler zorlama olmuş sevmedim. 5) Ne gerçek, ne hayal acaba dedirten anlatımdan kalan boşlukta karakterin şizofren ya da sınırda kişilik bozukluğu (borderline) olduğunu düşündüğum için sevmedim. 6) Kutsal değerlere yönelik aşağılayıcı tavrını hiç sevmedim. Tüm bunlar da edebi bir derinlikten ziyade bir anlatı labirentinde tıkılı kalmış gibi boğucu geldi. Sırf başladığım işi bitirmek istediğimden bitirdiğim bir kitap oldu. Sevmedim.
1000Kitap
Ters AdamBarlas Özarıkça · Everest Yayınları · 202582 okunma
Ters Adam'dan Biz'e
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
90 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 18:08
Eser üç bölümle karşımıza çıkar. Bunlardan en hacimlisi Efendi bölümüdür.  Geçmişe dair anılarını hatırlayamayan, belli bir düzene sokup anlatamayan Fahri Efendi’nin okurla(dinleyenle) konuşmasıyla başlayan bu bölüm bir nevi Fahri Tekben’in kendisini yeniden bulma serüvenidir. Doğmadan önce ve doğduktan sonra karakterin sürekli fark edilmemesi onun kişiliğinde onulmaz yaralar açacaktır. Kendini de bir yaraya benzeten Fahri, küçüklüğünde babasının, yani otoritenin, gözünde daima kusurlu, çelimsiz ve eksiktir. Babasının geçmişinin anlatıldığı bölümde bu karakterin oluşumundaki başat eksiklikleri ve farklılıkları görürüz. Fahri’nin öldü sanılan dedesinin yıllar sonra ortaya çıkması, geçen yıllarda başka çocuklarının olması ve bu haberin ağırlığı ile Hamid’in tek kaçışı olan kadınlara sığınmasını barındıran anlatı silsilesi, nesiller arası oluşan kader bağının bir örneğidir. Eserin oluşumunda etkili olan en önemli faktörlerden biri Fahri’nin etkileşime girdiği çevredir. Bu çevreyi oluşturanların hayat öyküleri ve bu doğrultuda oluşan karakter çizgileri, Fahri’nin kendi kimliğini oluşturmasını sağlar. Bazen bir reddiyeyle bazen ise kabul ederek bu çizgiyi çizer. Fahri’nin öfkesi ve isyankarlığı onu yalnızlığa ve ardından yabancılaşmaya iter. Bir yandan eleştirel yanı artarken diğer yandan kendi kimliğine bile yabancılaşacaktır. Onun bu öfkesinin altında ise korku yatmaktadır. Ters Adam yalnızca akıl sağlığını yitiren birini değil; modernleşme sancıları çeken bir toplumun uç kesimlerinde yaşananlara bir ayna tutar. Fahri Tekben ve lise arkadaşları (Hakkı, Cevdet, Tarık), Ataycı anlamda birer "tutunamayan" portresi çizerler. Burjuva düzenine ve "herkesleşmeye" duydukları öfke, onları üretken bir eyleme değil; Camekân Meyhane’nin sınırlarında, "bir bavul dolusu hiçlik"
1000Kitap
Ters AdamBarlas Özarıkça · Everest Yayınları · 202582 okunma

Yazar Hakkında

Barlas ÖzarıkçaYazar · 6 kitap
İstanbul Gazetecilik Yüksek Okulu’ndan mezun oldu. Hamburg Üniversitesi Felsefe Bölü­mü’ne misafir öğrenci olarak gitti. Düsseldorf’ta Kızılhaç örgütünde sosyal danış­man ve rehber olarak çalıştı. Köln, Amsterdam, Paris şehirlerinde yaşadı. 1972’de İstanbul’a döndü. Çeşitli işlerde çalıştı; Hekimoğlu Ali Paşa Kütüphanesi’nde beş yıl yöneticilik yaptığı dönemde Ters Adam (1986) adlı romanını tamamladı. Daha sonra Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı. Yazko Edebiyat, Somut, Varlık dergileri ve Güneş gazetesinde yazıları yayımlandı. 1991 yılında öyküleri Sera’da Aşk, 1992’de denemeleri Seks Aşkı Öper adlarıyla yayımlandı. 2. deneme kitabı Ayna Giyinen Şişko ise 2000’de kitaplaştı.