” Vermeyince Mabud, neylesin Sultan Mahmud “ *Sultan Mahmut
1000k
Hz. Ali (K.S) ve Ondan ders alan veliler Osmanlı'dan haber vermişler.
Abdurrahman-ı Bistâmî'nin, Hz. Ali'nin Arapça "Cefr" denilen deve derisi üzerine yazdığı bin yedi yüz satırdan naklettiği Osmanlı'nın zuhuru ve yükselişi ile ilgili keşfi haberler içinde isimlerinin harflerini verdiği Osmanlı melikleri arasında Yavuz Sultan Selim, III. Selim, II. Mahmud, hatta son Osmanlı padişahı VI. Mehmed (Vahîdeddîn) bile bulunuyordu. İbni Arabi'nin, kutlu şecerenin "Mîmü'l Hatime = Son Mîm" (= Mehmed)'in cülûsu ile sona ereceğini isminin baş harfiyle bildirmesine paralel şekilde, Bistâmî de çıkışından beş asır önce bu son Osmanlı hükümdârının fiziksel görünümü ve ismi hakkında çok net ve kusursuz ayrıntılar vererek: "Mülk-i Rûm'a (Anadolu topraklarına) en sonra padişah olan bir yalın yüzlü (sakalsız) oğlan ola. Ol vakit vay Rûm'un hâline! Ol oğlanun isminde iki 'Mîm' ola, ya 'Mehmed', ya 'Mahmûd' ola; bir 'Mîm' evvelinde, bir 'Mîm' âhirinde.." demiş ve onun zuhûrunu ilginç bir şekilde devletin çöküşünün habercisi olarak göstermiştir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
Tarih
Gazneli Sultan Mahmud'un hizmetkârları, vezirlerinden Hasan Meymendi'ye: "Sana padişah, falanca iş hakkında ne dedi?" diye sordular. Hasan Meymendi: "Size de söyler." dedi. "Sen memleketin vezirisin, sana dediğini hiçbirimize söylemez." dediler. Hasan Meymendi: "Kimseye söylemeyeceğimi bildiği için güvenip bana söylüyor, o hâlde siz niçin soruyorsunuz!" dedi.
Sayfa 47
Bundan sonra, Reşit Paşa, hükümdarın Türkiye'de yapılmak istenmiş olan birçok yeniliklere nasıl mani olduğunu zikrederek, bu hareketlere bir son verilmesinin yegâne çaresini, devletin, şahısların tesirinden azade kılınmasını temin edecek temeller üzerinde kurulması olduğunu söylemiş ve bu arada, Sultan Mahmud'un dar fikirliliğine ve kaprislerine işaret ederek, hükümdara ve zımnen, hukuk devletinin çerçevesine girmemiş bir monarşik müesseseye karşı duyduğu istihkarı ifade etmiştir.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Sultan Mahmud'un taraftar göründüğü yeni müesseseler bazen Zorluklara düçar olmuş ise, bunların tesisi anından beri ileriye bir tek adım atılamamış ise, bunun sebebini, o müesseseleri halkın işine yarayacak bir meyve vermekten uzak kılmış, gösterişli nümayişler haline getirmiş olan hükümdarın kibrinde aramak icabeder.
Sayfa 151·Kitabı okudu