Abdurrahman-ı Bistâmî'nin, Hz. Ali'nin Arapça "Cefr" denilen deve derisi üzerine yazdığı bin yedi yüz satırdan naklettiği Osmanlı'nın zuhuru ve yükselişi ile ilgili keşfi haberler içinde isimlerinin harflerini verdiği Osmanlı melikleri arasında Yavuz Sultan Selim, III. Selim, II. Mahmud, hatta son Osmanlı padişahı VI. Mehmed (Vahîdeddîn) bile bulunuyordu. İbni Arabi'nin, kutlu şecerenin "Mîmü'l Hatime = Son Mîm" (= Mehmed)'in cülûsu ile sona ereceğini isminin baş harfiyle bildirmesine paralel şekilde, Bistâmî de çıkışından beş asır önce bu son Osmanlı hükümdârının fiziksel görünümü ve ismi hakkında çok net ve kusursuz ayrıntılar vererek: "Mülk-i Rûm'a (Anadolu topraklarına) en sonra padişah olan bir yalın yüzlü (sakalsız) oğlan ola. Ol vakit vay Rûm'un hâline! Ol oğlanun isminde iki 'Mîm' ola, ya 'Mehmed', ya 'Mahmûd' ola; bir 'Mîm' evvelinde, bir 'Mîm' âhirinde.." demiş ve onun zuhûrunu ilginç bir şekilde devletin çöküşünün habercisi olarak göstermiştir.