Sümer’deki en eski ve saygın kentlerden birisi, bugün EbuŞehreyn höyüğünde gömülü olan Eridu kentiydi; bu önemli yerde tam anlamıyla yapılacak bir kazının, Sümer kültürü ve uygarlığı bilgimize her anlamda, özellikle tinsel açılardan, büyük katkılar sağlayacağı kesindir. Bir Sümer geleneğine göre bu, Sümer’deki en eski kentti, ilk beş kent taşkından önce kurulmuştu; diğer yandan, mitimiz Nippur kentinin ondan çağlar önce kurulduğunu söyler. Kadim devirlerde Basra Körfezi üstüne kurulmuş olması gereken bu kentte, su-tanrısı Enki, Nudimmud olarak da bilinir, kendi “deniz-evi”ni kurar.
Sayfa 119·Kitabı okuyor
Alıntı
“Anunnakiler, büyük tanrılar, Senin ortanı mesken tuttular, Yiyeceklerini senin engin koruluklarından sağlarlar." “Ey Sümer’in evi, ahırların çok olsun, ineklerin çoğalsın, Ağılların çok, koyunun sayısız olsun, Senin ... kalksın, Sarsılmaz ... ellerini göğe açsın, Anunnakiler senin ortanda yazgıları belirlesin.”
Sayfa 115·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Babil üstünlüğü döneminde nippur tanrısı enli ve eridu tanrısı enkinin yaratıcı rolleri marduk'a transfer edildi.o tarihe kadar enlile ait olan bel unvanı da Başkent babil'in tanrısı marduk'a aktarıldı.böylece Babil Asur pantolonunda sık sık Baal adına rastlarız.Sümer pantolonuna ait enkinin adı EA,inannanın adı iştar, dumuzi'nin adıysa tammuz olarak değiştirilip Babil pantolonuna mal edildi.Babil mitolojisi de tanrı tammus dumuzi tıpkı Sümer mitolojisindeki gibi tanrıça iştar inannanın sevgilisi ya da kocası olarak tanıtır.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Sümer şairlerine göre tanrıça inanna toplumun süsü sümer'in neşesidir. Akatlar ve samilerce iştar, musevilerce astarte, yunanlılarca afrodit, romalılarca Venüs adını taşıyarak yüzyıllar boyu çeşitli toplumların efsanelerinde yaşamıştır. Venüs yıldızını temsil eder. Sümerler kadın'da gördüğü ve görmek istedikleri bütün nitelikleri inannanın şahsında toplamış onu yüceltmiş ve ölümsüzleştirmişlerdir.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Sümerler
Sümerler sayıca epey çok tanrı yaratmışlardır. Mitlerinde göğe, toprağa, denize, Ay’a ve savaşa adanmış tanrılar gibi diğer mitolojilerdeki tanrılarla akraba olan pek çok karakter vardır.
Tevrat'la İncil'deki hikayelerin çoğu Sümer efsaneleridir.     Bu efsanelere göre öteki tanrılar, Marduk'u, okyanus tanrısı Tiamat'la savaşmaya çağırdılar. Marduk, Tiamat'ı yendi ve denizlere sınırlar çekti. Tanrılara tapınan bir varlık bulunsun diye de balçıktan insanı yarattı. Sonraları insanlardan hoşnut kalmayan tanrılar, onları yok etmeyi kararlaştırdılar. Tanrı Ea, tanrılar kurulunun bu kararına karşı, çok sevdiği bir insan olan Ut-Napiştim'i kurtarmayı düşünür. Onun düşüne girerek bir gemi yapmasını fısıldar. Ut-Napişim, yaptığı geminin içine karısını, çocuklarını, işçilerini, hayvanlarını ve tohumlarını doldurur. Tufan başlamıştır, bütün insanlar boğulmuşlardır. Ut-Napiştim'in gemisi yüzmektedir. İnsanların boğulduğunu gören tanrılar, kuşkuya kapılmışlardır. Tanrılar kraliçesi olan İştar sızlanmaya başlamıştır: İnsan yeniden balçık oldu. Tanrılar kurulunun bu kararına katıldığım için ben de sorumluyum bundan...     Fırtına, yedi gün sürdükten sonra kesilir: Ut-Napiştim, önce bir güvercin salıverir, güvercin geri gelir: Ertesi gün bir kırlangıç salıverir, o da geri gelir. Üçüncü gün bir karga salıverir, karga geri gelmeyince, gemisini durdurur ve gemisinin konduğu dağın doruğunda bir kurban keser. Tanrılar, kurbanın çevresine sinekler gibi üşüşürler. Tufanı tertipleyen tanrı Enlil, tanrılar kurulunun kararına ihanet ettiği için tanrı Ea'ya bir güzel çıkışır. Tanrılar artık yapacakları bir şey kalmadığı için, Ut-Napiştim'le karısına ölmezlik bağışlarlar.     Nuh ve Tufan hikayesinin aslı olan bu Sümer efsanesi, Tevrat'la İncil'den dört bin yıl (kırk yüzyıl) öncedir.