Harcanınca bitenlerin değil, paylaşıldıkça çoğalanların peşine düşmek gerek. Rahatlık ve para bir yere kadar; nafile olmayan tek şey insanın içindeki o gerçek kıymetler.
Dün AVM’de yan yana duran iki sahneye şahit oldum…
Starbucks’ın içinde insanlar kahvelerini içip sohbet ediyordu. Hemen önünde ise Gazze için yapılan boykot vardı. Ellerinde Filistin bayrakları olan insanlar, yerde sergilenen kanlı bebek temsilleriyle yaşanan acıyı anlatmaya çalışıyordu.
En çok da şu çarptı beni: Bu kadar yakında olmasına rağmen, içeride oturanların çoğu olan biteni umursamıyor,kahvelerini içmeye devam ediyordu. Sanki iki dünya birbirine hiç değmiyormuş gibiydi.
Arada sadece birkaç adım vardı… Ama aslında koskoca bir fark vardı.
Bir tarafta gündelik hayatın akışı, diğer tarafta görmezden gelinmemesi için verilen bir mücadele.
Bu boykot bir öfke değil, bir çağrıydı.
“Bakın, görün, hissedin” diyen bir çağrı…
Ve insan ister istemez şunu soruyor:
Bu kadar yakındayken bile, gerçekten görmemek mümkün mü?
Zaman uçup gidiyor. Her yıl daha da hızlı geçiyor. Eğleniyor olsanız da olmasanız da,hayatınızı büyük ya da küçük yaşıyor olsanız da,kendinizi korkuyla ya da kahkahayla çevreliyor olsanız da zaman uçup gidiyor.
Claire Cook