Tıpkı ilkokulda öğretmeninin, okuyacağı yere koyduğu tırnak işareti gibi, kolej müdürünün diplomasına koyduğu imza da öğrenimine sınırı çizmişti. Artık alacağını almıştı. Dimağı, birçok tozlu dosyanın, rakamın, eski dinlerin ve bilimlerin, birbirini tutmayan bir yığın belgenin toplandığı bir ambar durumuna gelmişti. İlya İlviç'in kafası bir kitaplıktı; ama ayrı ayrı ve hiçbiri tamam olmayan ciltlerle dolu bir kitaplık.