(…), kimisi de, akıl hastası kadınların söze dökülmüş düşünceleriyle kendi söze dökülmemiş düşünceleri arasında gizli bir benzerlik olduğunu sezip dehşete düşmüştü.
- Ne münasebet, Raif Bey! dedim. Yazık değil mi? Size uzun zaman arkadaş olmuş bir defteri manasız yere yakmak doğru mu?
- Lüzumu yok! dedi ve başıyla tekrar sobayı gösterdi. Artık lüzumu yok!
Onu bu fikirden vazgeçirmenin mümkün olmayacağını anladım. Herkesten sakladığı ruhunu ihtimal ki bu deftere dökmüştü ve şimdi onunla beraber gitmek istiyordu.
Anlamıyorum neden hâlâ kendime
Bu iş yapılmalı demekle kalıyorum hep
Yapmak için haklı sebeplerim,
İradem, gücüm, imkânlarım, her şeyim varken.
Dünya kadar örnek de var beni kışkırtacak.