Anamın yüzünü görmedim. Beni doğururken ölmüş. Bu zenci delikanlının yüzünü bilmiyorum. O bu kapıdan ölüme götürülmüş. Ben bu kapıdan içeri girdim. Birdenbire anladım ki o, bana anam kadar yakındır.
Çaykovski'nin konçertosu bir zafer çığlığıyla yükselir gibiydi. Ama aslında, hayat denen büyük karanlığın gizli gücünün zaferiydi bu. Alt eden, yok eden, var eden, başaran o büyük karanlığın karşıtlıkları değil miydi, bizi şu müzik karşısında olduğu gibi, cahil, kör gene de hayran bırakan.