Karlı dağlarda tren
bekleyerek geçen güzel günlerimizde hayat arkadaşımla, üzerinde
kahve pişirdiğimiz o emektar mangal soğudu, küller kaldı sadece.
Sonra akşam oldu, gün battı.
İçi ölmüş bir insan, bir insanı nasıl öldürebilir?
Öldürdüler beni abla, derdi. İçimi öldürdüler. O kadar
güldüler ki güzel ve içli kelimelerime, içimden geçen şiirlere,
gülmesinler diye kendimi gizledim. Ama onların dilleri uzundu.
Yetiştiler ve beni yaşatan her şeyi, sökerek aldılar içimden bir bir. Beni
öldürdüler.
Lennie dedi ki:
"Bana darıldın sanıyordum."
"Yok," dedi George. "Yok, Lennie. Darılmadım. Hiçbir zaman darılmadım sana,
şimdi de dargın değilim. Buna emin olmanı istiyorum."