"Başım dönüyor. Cemil, ben galiba sarhoş oluyorum" dedim. "Her şey bir şeyin etrafında durmadan döner, insanın payına düşen sarhoşluktur" diye cevap verdi.
Kalktım apar topar, bütün ışıklarını açtım evin bağır çağır. Arka odaya kadar, küçük tuvalete kadar, her yeri ışığa boğdum. Tek bir gölgeye dahi tahammülüm yoktu.
"Seni seviyorum" desem şuracıkta, şu eski İstanbul vapurunda, belki tam zamanıydı, illaki bir yere denk gelirdi, illaki döndürürdü içinde bir yerde ne zamandır kıpırdayamadığını sandığım minik bir çarkı.