Doğa ve onda meydana gelen olayların yaratıcısı Allah'tır. insan ve evrendeki her şey, Allah'ın koyduğu kurallar çerçevesinde (sünnetullah) hareket eder. Hiçbir şeyde rastlantıya yer yoktur, her şey bir kural ve sistem içinde işlemektedir. Kâinattaki (yaratılmış) hiçbir şeyin bu sistemi koruyacak bir ilmi ve gücü yoktur.
Sayfa 79·Kitabı okudu
Allah Yaratılmış Mıdır?
Bizi yaratan Yüce Allah, kendisini var eden başka yaratıcıya muhtaç olsaydı, onun yaratıcı olduğuna, onun evrendeki bu muhteşem sistemi yarattığına inanabilir miydik? Bir de şu açıdan bakalım; Allah, bir başkası tarafından yaratılmış olsaydı "Allah olur muydu?" sence? İlah olmak demek, hiçbir başlangıça ihtiyacı olmayan demektir.
Sayfa 26
Alıntı
Reklam
Yaklaşık on sene önce "HZ MUHAMMED NEYİ OKUDU"isimli kitabımda detaylı olarak anlattığım üzere, gökteki tanrının yanından Dünya üzerinde seçtiği peygamberine yazılı bir kitap indirmediğini; Allah ismiyle işaret edilenin birimde açığa çıkardığı bilginin "nüzul", vahiy yollu geldiğini; yani "BİLGİ"nin, özünden gelip, bilincinde açığa çıkması şeklinde, "İKRA" olayıyla "OKU" nan, Allah Sistemi ve Düzeni olan "SÜNNETULLÂH" olduğunu açıklamıştım. Cebrail ismiyle işaret edilen, Rasûl ve Nebilerde açığa çıkan meleki kuvvet, ebediyen değişmez "Sünnetullâh"ı "OKU" mayı sağlar!
KAOSTAN KOZMOSA VARLIK
Allah, zatında, fiillerinde ve sıfatlarında tektir. Temelde politeist ve çok tanrıcı bu tür inanç sistemleri, kâinatın ahenk ve nizamına muhalif biçimde birden çok tanrının var olduğunu kabul ve tasdik etmekle kaos ve karmaşa düşüncesini daha baştan kabul etmiş olmaktadırlar. Nasıl olup da böylesi bir metafizik kaostan, kozmos ve ahengin çıktığının açıklanması ise ayrı bir sorun oluşturur. Kur’an bu düşünceyi, “Eğer birden çok tanrı olacak olsaydı yeryüzü ve gökler kaosa teslim olurdu...” (Enbiya, 21/22.) ayetiyle reddeder. Kur’an’ın karanlıklardan aydınlığa çıkarma ifadesi de kaostan kozmosa evrilmenin çarpıcı bir anlatımıdır. Evren başıboş değildir. O, sünnetullah adı verilen belli yasalara tabidir. Atmosfer, madde evreni, göğün katmanları, yedili gök sistemi ve kozmik sistemlerin çokluğu gibi meseleler tefsir verileri ve bilimsel veriler ekseninde tarih boyunca yorumlanmış, bu noktada İslami kozmogonik bakış açısı, Fahreddin Razi, Molla Cami, Aristo, Batlamyus gibi tarihsel şahsiyetlerin görüşlerine atıfla konuyu ele almıştır.
Sayfa 7 - Prof. Dr. Soner GÜNDÜZÖZ·Kitabı okudu
Alıntı
Esma-ül-Hüsna
Fütuhatü Seyyid Muhammed Ruhi Esmaül Hüsna 2 cilt 334 ve 335 sayfalar. Ya Alim ismi serifi Akıl sahibi olmak Hem Allahu Zülcelal'in Kuran'ı Kerim'de bize beyan ettiği hem de Peygamber Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem'in pek çok Sünneti Seniyye'si içerisinde ifade ettiği “akıl sahibi olmak” nedir? Akıl sahibi olmak Cenabı Hakk'ın yaratmış olduğu fıtrata uygun bir akli dengedir. Akıl dengesizliğe yatkındır. Akla dengeyi getiren şeyse Cenabı Hakk'ın kurallarına uymak, O'nun çizmiş olduğu hudutlar dairesinde yaşamaktır. Bu dengenin bozulmasını engellemek üzere Cenabı Hakk'ın vermiş olduğu her ibadetin içerisinde bu dengeyi oluşturmaya yönelik bir hikmet vardır, bir sır vardır. İbadetlerle ilgili yazılacak olan kitabımızda bu konu daha derin ve detaylı olarak izah edilecektir inşallah. Hakikat penceresinden bakıldığı zaman akıl sahibi olmak bir şeyi çok öğrenmiş olmak, öğrendiğiyle amel etmiş olmak değildir. Yapmış olduğu amellerden elde edeceği hikmetler insanı akıl sahibi yapar. Akıl sahibi insanların muhakeme gücü vardır. Bu muhakemat insanı hükmün sahibi olan Cenabı Hakk'ın emrinde mutlu ve mesut bir şekilde yaşamaya götürür. Çok ibadet ettiği halde, çok oruç tuttuğu halde hala içerisinde yoğun sıkıntılar yaşayan insanların tasavvuf yapısından uzak oldukları görülmektedir. Çünkü çok ibadet etmek insanı akli bir dengeye ve akıl sahibi olmaya götürmez. İbadetlerin neden yapıldığını, yapılış şekillerindeki hikmetleri ve o hikmetlerin elde edilme yolunu bir mürşidin elinden öğrenmeden ve hal lisanıyla bu, insanın üzerinde bir hal haline gelmeden Cenabı Hakk'ın akıl sahipleri diye bahsetmiş olduğu makama erişilemez. Akıl sahibi olmak da Cenabı Hakk'ın takdir ettiği bir makam olup nefsi emmareden geçtikten sonra levvamenin sonunda mülhimeye yakın bir zamanda
Sayfa 334 - Ruhi Yayınevi·Kitabı okudu
Din
Peygamber ve mucize
Mekanik yasalar çerçevesinde çalışan bir makinenin, bazen durdurulup, parçalarının, makinenin geliştirilmesi için değiştirilmesi gibi bir istisna, nasıl makinelerle ilgili daha geniş bir yaklaşım açısından, makinenin mekanik sistemine aykırı bir olgu olarak görülmemekteyse; aynı şekilde, peygamber yollamak gibi bir istisnanın, doğa yasalarının ihlal edilmesi gibi bir istisna ile birleştirilmesi, Tanrı’nın en geniş anlamıyla sistemi (Sünnetullah) açısından bir çelişki oluşturmaz.
Sayfa 432·Kitabı okudu
Reklam
Reklam