Aşk acısı çeken birinin beyni , kokain müptelalarının beyniyle neredeyse aynı biçimde çalışır. Kokainman kokaine nasıl ihtiyaç duyarsa,âşık da ayrı düştüğüne karşı benzer bir açlık yaşar. Yoksunluk çeken bağımlıların dopamin dengesi bozulur, bu da büyük risklere gözü kapalı girmelerine neden olabilir. Aşk acısı yaşayanlar, tümüyle kendi içlerine dönebilecekleri gibi, tam tersine o yıkıcı enerjiyle dışa da yönebilirler.Bağımlı olduğu maddeye— ki örneğimizde bu eski sevgili - ulaşabilmek için normalde akıllarından bile geçirmeyecekleri işlere kalkışabilirler.
Aşıksanız, matematik profesörlerinin bile başa çıkamayacağı kadar çok olasılık hesabının altından başarıyla kalkarsınız. Her ihtimali masaya yatırır, lime lime edip kareköküne ayırırsınız. Aşk acısının başlıca semptomlarından biri, kendinize işkence ederken sadece gerçeklerden değil, aslından hiç yaşanmamış ihtimallerden de azami biçimde faydalanmanızdır.
Dünyada her güzel şey, renkli balonlar gibi neşeyle oradan oraya salınırken hayatın dikenlerinden birine değip yok olmak zorunda mı? Birini sevmek, onunla mutlu neden bu kadar imkansız? Kendini dünyanın geri kalanından ayrı bir yere koyup birbirini seven iki insanın bir arada durabilmesi, neden bu iki insan dışındaki her şeye bağlı?