Dostoyevski okumak kişinin kendisine eziyetidir
7/10
1843’te Fredrick Engels diyor ki: “Avrupa edebiyatında, tam bir devrim gerçekleşti. Eskiden romanların ana kahramanları olan kralların ve prenslerin yerini, yoksul sınıftan kişiler, yani hayatı ve kaderi, ihtiyaçları ve acıları olanlar ele geçirdi.” Engels’in de dediği gibi 19.yüzyılın ortasında sosyalizm Avrupa’da yalnızca siyasette değil, edebiyatta da gümbür gümbür yükseliyordu. Komünist Manifesto’da Rusya’yı işlemiştik ve onun kapitalizmle daha geç tanıştığını, sanayisi bürokrasisi hızla gelişirken, özgürlüklerden yoksun baskıcı Çarlık rejimi altında olduklarını anlatmıştık. Dönem romanlarında da hep işçilerden çok yoksul memurlar var. 1755’te 12 bin memur varken, 1855’te 119 bin 300 memur çalıştırıyor Rusya. Halk içindeki kötü şartlar, Çarlık yönetimine karşı iki farklı görüşün ortaya çıkmasına neden oluyor. Bunların ilki, Slavofiller, bir nevi milliyetçiler, Ortodoks, Rus köklerimize geri dönelim ancak öyle düzeliriz diyenler. Avrupa’yı örnek almak istemiyorlar çünkü Katolik Avrupa bunlara, Ortodoks, Roma hukukunu kullanmayan, baskıcı, barbar bir ulus olarak bakıyor. O geri kalmışlığı kabullenmek, ezilmiş hissetmek istemiyorlar yani. Diğer grup da Batının aydınlık fikirleriyle Rusya’yı geliştirip, Batının bu olumsuz görüşlerini yıkmak, tersine çevirmek için uğraşan özgürlükçü, yenilikçi grup. Rusya’da da bu özgürlükçü, toplumcu yükselişte çok önemli bir figür var. Belinski… Gogol, Turgenyev, Dostoyevski hepsi bu adamın elinden geçmiş isimler. Belinski’yi şöyle tarif edeyim. “Bu adam benim babam.” diyomuşum :D Çarlık karşıtı, Köle karşıtı, sosyalist, Gogol’ü de bu yüzden çok seviyor, Ölü Canlar’da işlemiştik biliyorsun köylüler toprak sahiplerinin malı olarak görülüyordu alınıp satılabiliyorlardı. Palto zaten Belinski için mükemmel bir roman. Bir de aydınlanmacı,
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · İletişim Yayınları · 201877bin okunma
3/10
·400 syf.··
2022 13. kitabı
1 45yılda yazdığım tüm kitaplar içinde toplam sayı neredeyse 100, tolmak üzerine hep en sevdiğimdi 5 Bug uzun dönemli terapi dediğimizde en fazla 1kaç ayvy hafta kastediliyor 10 Şimdi hemen hkes eklektik, pragmatik oldu; oda değilse 1takım ideolojilere 1araya getirip bütünleştirici çalıştıklarını söylüyorlar 11 Modelleme, katarsis, empatik tepki, hassas sorgulama, yapıcı yüzleşme gibi faktörlerin, kişinin kendini daha fazla kabullenmesine, kişiliğinde daha fazla dönüşüme yol açacağını biliyoruz 12 Öyle hikayeler dinlerizki tvde, sinemada izlediklerimiz yanında sıkıcı kalır 20 Geniş ölçekli 1anket çalışmasına katılan terapistlerin 1/2si terapist olma tercihlerini, profesyonel gelişim süreçlerinin arkasındaki motivasyonun, kendi sorunlarını çözmek olduğunu itiraf etmiştir 20 Başkalarının hayatına göz atma, onlar üzerinden çeşitli hayatlar yaşama imkanımız olur 22 D1akıl hocası, guru, dr, arkadaş, sihirbazla karşılaşmayı bekleyerek gelir 22 Diplomalar, kitaplar, giysilerimiz, odanın düzeni danışanın odayı huzur, sükunet yeri olarak görmesini sağlamaya yöneliktir 24 Ömrümüz boyunca tek1 vaka üzerine çalışsak bile olup biten hşiv arkasındaki nedenleri anlamamız mümkün olmayacaktır 25 Bu aşamaya geldiğinizde yabu karmaşıklık, muğlaklığı sevmeyi öğrenmişsinizdir yd kendinize yeni1 çalışma alanı bulmuşsunuzdur 25 Genellemeler yapmamalıyız ama bazı niteliklere sahip olan insanların terapiye benzer tepkiler verdiğini hklinisyen bilir 26 Katı savunmaları parçalamak, bilinç dışı güdüleri yorumlamak, keşfedilmemiş duyguları yansıtmak için danışan deliliğini şine itmek gerekebilir 28 Tin görevi yalnızca kişinin kendisini anlamasına yardımcı olmak değil, onu risk almayada teşvik etmektir 29 Bizi kasten aldatır, manipüle ederler, zamanla pek çok tinsanların duygularına karşı
Psikolog
Terapist Olmak ÜzerineJeffrey A. Kottler · Pegasus Yayınları · 2017253 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2015 202. kitabı
"Bir varmış bir yokmuş, Bir Melek'le bir Şeytan birbirine aşık olmuş. Ve hikayenin sonu hiç iyi bitmemiş." Öncelikle yağmurlu bir Ankara akşamından merhabalar... Kitapsever arkadaşlar çok iyi bilir böyle havalar bizim için can damarı gibidir. Kitabını eline al, battaniyenin altına gir, sıcak içeceğini yudumla ve kendini okuduğun kitabın dünyasında kaybet! Duman ve Kemiğin Kızı da beni bu konuda hiç zorlamadı. Yazarımız Laini'ye buradan kocaman sevgiler ♥ Muhteşem bir dünya yaratmış ve okuyucu bir türlü bu dünyadan kopamıyor okurken... Hatta okumadığı zamanlarda bile insanın aklının bir köşesi kitaba takılı kalıyor. Tek kelimeyle BAYILDIMMM ;) Kitabımızla Prag'da yaşayan, çizimleri yarı insan-yarı hayvan canavarlarla dolu mavi saçlarıyla dikkat çeken Karou'nun dünyasına adımımızı atıyoruz. Ama işin aslı ne mi? Bu çizim defteri sanat okulunda hayranlıkla elden ele dolaşırken aslında biz biliyoruz ki bu şeytani yaratıklar yani Kimeralar gerçek! Ve sanmayın ki kızımız saçlarını maviye boyamış, Brimstone isimli Kimera'dan kazandığı dilekçikler sayesinde saçı bu hale gelmiş. Ve bu durumda Karou'nun dünyası ikiye ayrılıyor. Bir tarafta Prag'da devam eden insan hayatı, diğer tarafta ise onu büyüten Kimeraların bulunduğu Brimstone'un dükkanı... Karou'nun çocukluğundan beri tanıdığı tek aile Brimstone ve dükkanındaki üç Kimera, ve Karou onları çok seviyor. Büyüyünce de Brimstone için diş toplama işi yapmaya başlıyor. Brimstone topladığı çeşitli hayvan ve insan dişlerini kolyelere diziyor, ona diş getirenlere de ödemelerini dilekler ile yapıyor. Bir tek Karou'ya ne kadar diş toplarsa toplasın önemli düzeydeki dileklerden vermiyor. Hatta elinde olsa hiç kullanmasın diye onu uyarıyor. Karou da ne kadar ısrar ederse etsin bu dişleri neden topladığını, başka Kimera olup
Edebiyat
Duman ve Kemiğin KızıLaini Taylor · Artemis Yayıncılık · 20131,804 okunma