Bir gün fazla! Bir gün eksik! Bundan da, tüm diğerlerinden olduğu gibi, yakayı sıyırmak gerekecekti, günler, hepsi de gitgide daralan çembere benzeyen şeylere dönüşmüşlerdi, üstelik hepsi de kurşun parçaları ve yörüngeleriyle doluydu.
Atlar bayağı şanslı, çünkü her ne kadar onlar da, bizler gibi, savaşın ceremesini çekiyorlarsa da, hiç olmazsa onu desteklemeleri, gereğine inanır gibi yapmalan beklenmiyor onlardan. Bahtsız, ama özgür atlar!
Bu öldürülme mesleğini icra ederken nazlanmanın alemi yoktur, sanki yaşam kaldığı yerden sürüyormuş gibi davranmak gerekir, en zor olanı da budur zaten, bu yalan.