O günlerde hırsızlık inanılmaz ölçüde yaygındı. Herkes başkasının malını çalardı. Yoksul sınıflar yasadışı çalarken toplumun efendileri yasaya uygun biçimde çalar veya hırsızlıklarına yasal bir kılıf uydururdu.
Derler ya, insan asla doymak bilmez diye, yüzünü verseniz ille de astarını ister diye. Bu sözler insanı kınama amacıyla söylenir, oysa insan soyunun en büyük yeteneklerinden biri, onu elindekiyle yetinen hayvanlardan üstün kılan bir yetenektir bu.