9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2017 32. kitabı
Popüler kültürün ve toplumsal değerlerin eleştirdiği bir kitap. Hayatı sıradan ama olağanüstü insanlar olan “uğur böcekleri” ile hayal ürünü ama ünlü olan “süpermenler” arasındaki farkı anlatır. Okuyucuya hayatta nerede durduğunu veya durmak istediğini sorgulatır. Yazarın samimi ve akıcı diliyle yazılmış. Kitapta yer alan hikayeler, gerçek hayattan alınmış ve okuyucunun duygularına dokunuyor. Popüler kültürün bize dayattığı “süpermen” imajının aslında ne kadar sahte ve yüzeysel olduğunu gösteriyor. Kitap, bize "uğur böcekleri"nin hayatlarında nasıl mucizeler yarattıklarını, nasıl mücadele ettiklerini, nasıl mutlu olduklarını ve nasıl başkalarına yardım ettiklerini anlatıyor. Kitabı okumanızı tavsiye ederim. Kitap, size hem eğlenceli hem de öğretici bir okuma deneyimi sunacak. Kitap, size kendinizi tanımanızda ve hayatınızda yapmak istediğiniz değişiklikleri fark etmenizde yardımcı olacak.
Süpermen ve Uğur BöceğiAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 20231,736 okunma
Puan vermedi·279 syf.··
2023 22. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2023 20:50
“Deli olmaya cesaret edemediğimiz, ama yine de özgürlüğün özlemini çektiğimiz için, deliliği bu son derece basit davranış biçimlerine indirgedik; ama bu eylemlerin böyle adlandırılması, deliliğin sonsuz ifade biçimlerine haksızlık etmektir.” “Kendimizi olduğumuz gibi kabul edinceye dek bizi tutsak edecek kahramanlar. Süpermenler ve tanrılar yaratmaya devam edeceğiz. Özgür toplumda kahramanlara yer yoktur.” Bugüne kadar okurken beni aydınlatan nadir eserler arasına kesinlikle girdi kitap totalitarizmin hayatımızı nasıl ele geçirdiğini bizler fark etmeden ne durumlara geldiğimizi daha doğrusu bu durumlara gelmeye nasıl izin verdiğimizi sorgulatıyor her bilinçli insanın en az 2 defa okumasını düşündüğüm kitaptır…
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Reklam
3/10
·385 syf.··
2023 49. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 20:14
Evet ikinci kitap ilkinden bin beter çıktı lanet olsun . Çiftler arası dinamikte tiksindiğim ne varsa oldu gerçekten kadına olan nefretim arşa vardı . Vlad buna on kat falan fazla bence zaten oda nasıl Mafya babası anlamadım . Vlad yakalanıyor davası görülecek hapse atıldı bildiğin sıradan adam gibi bok muamele görüyor orada yahu bu nasıl olur bu adamların hapiste bile bir gücü olur sinirim kalktı . Dahlia geçmişte ailesi olmadığından koruyucu ailelerde bakılmış oralarda hep tecavüze uğramış son tecavüzcüyü öldürünce bunun davasına bakan ajan kızı almış ajan yapmış efendim . Vlad hapiste bunlar bu sefer bu babalardan ikinciyi hedef alıyorlar ilk kitapta kızı satın alan Salvi Moretti . Kız gayet rahatça gidip bu adamla sahte karşılaşma ile bu sefer onun evine yerleşiyor lan bu ne rahatlık dedim artık . Hayır o yetmiyor adamla gayette yatıp kalkmaya başladı kadın ben artık fıttırıcam sinirden bakın . Salvi ve diğer babaların toplantısını ispikledi bunları da hapse attırdı aialskaaa . Sonra dedi gidip Vlad ziyaret edeyim özür dileyim ben onu seviyorum aslında bu arada Vlad'ın götünde afedersiniz ayı bağırmış . Yani kadının sevgisi çok sinir bozucu . Bu salak karı orada iken ayaklanma çıkıyor bu hapse attığı heriflerin eline düşüyor . Vlad görüyor dönüp gidiyor Salvi bunu kurtarmaya çalışıyor yaralanıyor bu sırada tecavüze uğruyor bunu dönüp Vlad kurtarıyor . Yani artık olaylar yazar aklına geleni saçma sapan sokuşturmuş yazmış havasına döndü bu noktada :P Vlad bunu eve getirip doktor çağırıyor ama adam senle işim bitti diyor hatun trip atıyor beni niye kurtarmadın falan diye . Sonunda yine barıştılar bu kadar leşlik ve kepazeliğe rağmen Vlad işi bıraktı polisten kurtulmak için anlaşma yaptı kendi yerine bok kafa babasını teslim etti polise . Yani kitapta olan erkek
A Beast So ColdBeena Khan · 01 okunma
YAKARSA DÜNYA'YI PROLETERLER YAKAR!
Puan vermedi·376 syf.··
2021 10. kitabı
Kitap diktatör bir rejimi anlatıyor. Kitapda 3 süperdevlet var: Okyanusya: Hikayenin de burada geçtiği Amerika’nın ve Avustralya’nın her yerini kapsar, romanın ana mekanı olan Britanya Adaları’nı içine alır ve bu bölge ‘Airstrip One’ olarakta anılır. Büyük Birader tarafından yönetildiği bilinen bir ülkedir. Avrasya; Avrupa’yı ve az çok Sovyetler Birliği’ni kapsar. Doğu Asya; Japonya, Kore, Çin ve Kuzey Hindistan’ı içine alır. Görsel olarak görmek isteyenler için: dunyahalleri.com/wp-content/uplo... Büyük Birader: Aslında hikayede hiç görmediğimiz (yaşadığını bilmiyoruz) bir karakterdir. Okyanusyanın lideri ve diktatör'dür. Hikayede sadece "BÜYÜK BİRADER SENİ İZLİYOR" posterlerinde, paraların üstünde ve heryerde görünür. Yenisöylem: Okyanusyanın yeni dilidir. Diktatör rejime uygun olarak yapılmış dilde hükümet karşıtı olabilecek her kelime yasaklıdır ve kaldırılmıştır. Mesela hükümetin diktatör olduğunu söyleyebilecek bir kelime yoktur. Hakikat Bakanlığı: diğer 3 bakanlıkta da olduğu gibi çiftdüşün kelimesini destekleyen bir isme sahiptir. İşlevi Tarihsel olayları kendi çıkarlarına göre değiştirmektir. Barış Bakanlığı: donanma ve ordu gibi bütün silahlı kuvvetlerden sorumlu bakanlıktır. Bolluk Bakanlığı: Yemek dağıtımı, yani açlık seviyesinden ve devamlılığından sorumlu bakanlıktır. Sevgi Bakanlığı: korku, işkence ve düşünce suçuna karşı duran bakanlıktır. Binanın penceresi yoktur, binanın çevresinde dikenli teller, makineli tüfekler ve coplarla duran korumalar bulunur. Yazılış Süreci (Wikipedia) : Kitap sosyalizm karşıtı olarak suçlanmıştır, ancak Orwell buna karşı çıkmıştır. 16 Haziran 1949'da yaptığı açıklamada Orwell şöyle konuşmuştur: "Yeni romanımda [Bin Dokuz Yüz Seksen Dört]
Özgürlük
1984George Orwell · Ren Kitap · 2021200bin okunma
Puan vermedi·279 syf.··
2021 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2021 18:22
Gündüz Vassaf, Cehenneme Övgü’de Günlük Hayatta Totalitarizm’i birçok başlık altında ele almış, Geceye Övgü ile başlıyor kitap ve başlar başlamaz etkisi altına alıyor. Gece kendi kendime kalmayı seven biri olarak en sevdiğim bölümlerden biri oldu. Diyor ki ‘’Gün ışığı içimizdeki teslimiyetçiliği ortaya çıkarır, ama geceleri kendimizi özgür hissederiz.’’ Gündüzleri gündelik hayatın köleleriyiz, gündüz bizi ayakta tutan şey geceye kavuşma anımız. ‘’İş günü süresince tutsak olduğumuz gerçeğini o kadar kabullenmişizdir ki, onun dışındaki saatlerden ‘serbest zaman’ diye söz ederiz.’’ Kitabı okurken totalitarizmin günlük hayatımızın ne kadar içinde olduğunu ama bunu yaşarken hiç fark edemediğimizi anladım. En basitinden odalarımızda bile totalitarizmin etkisindeyiz. ‘’Odalar, sadece içlerinde ne yapacağımızı belirlemekle kalmaz, aynı zamanda, hem hislerimizi, hem başkalarıyla olan ilişkilerimiz etkiler.’’ Yaşamımızın hemen her alanına değinen, güzel tespitleri olan eleştirel bir kitap.  Üstelik 1986 yılında yazılmış olmasına rağmen günümüzde de geçerliliğini koruyarak çağın ötesinde bir eser olmuş. Gündüz Vassaf’ın öngörüsüne hayran kaldım. Yazarın her söylediği şeye katılmayabilirsiniz, bu çok normal, ama her bölüm bir bakış açısı katıyor, sorgulamamızı sağlıyor. Bir kere okuyup kaldırılacak bir kitap değil bana göre, dönem dönem açıp tekrar okuyacağım. “Kendi günlük yaşantılarımızda, kollektif cinneti nasıl savunduğumuzu gösteren basit örneklerle dolu. Hızlı, daha hızlı arabalar imal etmek ve satın almak için milyarlar harcarken, bir yandan da hız limitini denetlemeye ve azaltmaya çalışıyoruz. Yeryüzünde yaşayabileceğimiz bir sürü yer olduğu halde o kadar sıkışıp kaldık ki, ne zaman yürüyüp ne zaman duracağımızı gösteren ışıklara muhtacız.” ‘’Öğle yemeğini acıktığımız
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
BİR AYDINIMIZIN SIRADIŞI SORGULAMALARI İLE İLGİLİ BİR İNCELEME
10/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 21:04
Cehenneme Övgü bize öğretilen hayatı kökten ve her açıdan sorgulayan bir kitap. Öyle bir kitap ki Yuval Noah Harari'nin “Hayvanlardan Tanrılara Sapiens”si ile boy ölçüşebilecek tespitler ve sorgulamalar var içerisinde. Tabi bu kadar değerli bir düşünürümüzü bu kadar geç tanımak benim için, onu ülke dışına çıkmak zorunda bıraktığımız için ise, ülkem için bir ayıp, bir utanç diye düşünüyorum. Kitap baştan sonra altı çizilecek, not alınacak satırlardan oluşsa da, bana göre en önemlilerinden bir kaçı aşağıdakilerdi. “Kızıl Meydan'da ellerinde mendilden küçük Çekoslovak bayrakları ile toplanan birkaç Sovyet vatandaşı, polis tarafından yakalanır ve bir akıl hastanesine gönderilir. Nedeni Sovyet Devleti'nin gücünü Moskova'nın ortasında uluorta eleştiren hiç kimsenin aklı başında olamaz.” (Sayfa 48) “Düşmanların olmadığı nadir durumlarda da düşmanların bulunması, yaratılması tahrik edilmesi, hatta hayal edilmesi gerekir.” (Sayfa 53) “1950'lerde Amerika'da Mc Carthy döneminin doruğunda çocuklar uyumadan önce yataklarının altında komünist ararlardı. Şimdi 1980'lerde hepimiz terörist arıyoruz.” (Sayfa 53) “İçgüdüsel davranışların sonucu olan bir kuş yuvası bile, dünyanın dört bir yanında inşa edilen blok apartmanlara kıyasla daha çok çeşitlilik ve doğal çevreden yararlanma örneği gösteriyor.” (Sayfa 66) “Eski Yunan insani "zaafları" olan mitolojik tanrıları ile çok daha özgür bir toplumdu. Her şeye kadir Zeus kılıbık bir kocaydı. O zamandan bu yana Kahramanlar "çok yol" yol kat etmişler ve giderek bizi yöneten güçlerin güdümüne girmişlerdir.” (Sayfa 73) "Kahraman hakkında ne denli az şey bilinirse o kadar iyi olur." (Sayfa 74) "Kendimizi olduğumuz gibi kabul edene dek bizi tutsak edecek kahramanlar, Süpermenler ve tanrılar yaratmaya devam edeceğiz. Kahramanın özgür bir
Cehenneme ÖvgüGündüz Vassaf · İletişim Yayınları · 202512,9bin okunma
Reklam