Birinin yazdığı yazıda okuduğum bir şey geldi aklıma: "sevdiğim, toprağın üzerine örülmüş uzun yalımlardır. Şimdi beni sıkıca sarıyor. Ama sardıklarını değil, görmeyi bilenleri sürüklüyor ardından."
Senin
(Artık ismimi de yitirdim, gittikçe kısaldı ve artık sadece "senin" olarak kaldı.)
Elbisen garip bir biçimde benimkinin kumaşındandı, oldukça da erkeksiydi ve aslında hiç de hoşuma gitmiyordu. Ama sonra mektubundaki bir kısım geliyor aklıma "Dvoje šaty móm a přece slušne vypadóm" ve sözlerinin gücü, o andan itibaren elbiseni beğenecek kadar büyüktü.
(Sadece iki kıyafetim var ama buna rağmen güzel görünürüm.)