Aslında ilk olarak 2023de okuduğum sıradan kitaplardan biriydi bu kitap benim için. Evet sevmiştim ama pek bir numarası yoktu. Meğer hissedebilmek için yaşamak gerekiyormuş. Geç fark ettim. Zamanında öylesine ders arasında sadece okuduğum kitabı bu gece ağlaya ağlaya her bir satırın altını çizmek isteyerek okudum. İnsan aynı hisleri yaşadığında her bir kelime anlamlı geliyor, her bir satır sanki benim için yazılmış gibi.
Çok garipti gerçekten hayatımda ilk defa bir kitap, bir cümle bana bu kadar dokundu. Hayatımda ilk defa ağlamaktan bir kitabı okuyamadım ilk defa kalbime bu kadar dokundu her bir cümleyi hissettim öyle ki bu kitabı nasıl anlatacağımı bilmiyorum bile. Sadece görecek bir iki kişiyle de olsa paylaşmak istedim bence hayatında bir dönem de olsa acı çekmiş herkesin okuması gereken kendinden birşeyler bulacağı mükemmel bir kitap.
Ve son olarak favori alıntımı girmek istiyorum yanlış olabilir çünkü kafamda kaldığı kadarıyla yazacağım.
"Gün bittiğinde, herkes gittiğinde. Sarılmak için uzandığın her el seni ittiğinde, beni anımsa.
Ayağına taş değmesin ama düş. Kaldırmak için uzanmayan her el benim."
Kitabı beğendim fakat hızlı okunacak bir kitap değil haliyle okuma süresi baya uzadı bir buçuk haftadır okuyorum sıktı o yüzden yarım bıraktım fakat yine de okunmaya değer bende daha sonra devam edeceğim
Kısacık bir kitap olmasına rağmen kasvetli havasından ve çok da akıcı olmamasından dolayı kitabı ara vere vere okudum. Bu tarz kitapları aralıksız okumak benim gibiler için bir eziyet gibi geliyor çünkü sıkılmaya başladığım zaman kitabın içine giremiyorum oysa kitabın ruhunu hissetmeden okumanın ne anlamı var?
Bir idam mahkumunun son günü kesinlikle okunması gereken çok güzel yerlere değinmiş ve empati kurmanıza yardımcı olan bir kitap. Şahsen ben idamı her şekilde destekleyen biriydim (bazı suçlar için hâlâ öyle) fakat kitabı okuduktan sonra idamla ilgili çoğu düşüncem değişti. Suçlunun gözünden olaylara ve hissiyata bakmak, küçücük kızının onu unutması hemde daha idam edilmeden. Ana karakterimiz ve küçük kızının buluşturulduğu bölümde gerçekten içim burkuldu, küçük kızının onu unutup 'baba' demek yerine 'bayım' demesi ne büyük acı.
Kitap hakkında çok fazla birşey demek istemiyorum sadece gidin alın ve okuyun. Pişman olmayacaksınız.
Öncelikle kitaba resmen ba yıl dım. NG Kabal'ın kalemine zaten aşığım bunu daha önce de dile getirmiştim zaten fakat bu kitap kesinlikle benim için en iyi fantastik seri oldu. Beklentilerim ilk kitaptan dolayı zaten bir hayli yüksekti Krallar Ve Soytarıları kesinlikle bütün beklentilerimi karşıladı. Şimdi hadi incelemeye geçelim <3
Kitap Su varisi Nova'nın dünyaya yollanması olayını göstererek başlıyor ve yıllar sonra Ateş Lordu Daren ve Ateş Muhafızı Şafak'ın insan dünyasına Novayı kontrol etmek için inmesi ile devam ediyor. Darenova sevenler için bu sahneler çok güzel olsa da Arınovacı olan ben bu sahnelerin çoğunu oflaya puflaya okudum bu sebepten dolayı Darenova sahnelerinin üstünde durmayacağım.
Öncelikle bu kitapta en sevdiğim şey varislerin ön planda olması, güçleri ve haklarının farkına olmaları. Örnek vermek gerekirse size şu iki alıntıyı sunabilirim
"Artık lordların eteklerinin altındaki gölgeler olmayacağız" -sayfa 75
"Artık taşları vârisler tutuyor." -sayfa 277
Kitapta varislerin birbirlerini koruyup kollamaları, yardım etmeleri, destek olmaları gerçekten muazzamdı. Sanırım kitapta en sevdiğim şeyde buydu. Lordların yüzyıllardır süren hükümdarlığından sıkılmış ve tahtı isteyen bunun için savaşabilecek varisler.
Novanın kitap içerisindeki güç olarak gelişimini izlemek gerçekten keyifliydi. Ama tabi ki hâlâ favori varisim Sonay...
Aslında bu kitap için söyleyebileceğim çok çok fazla şey var sayfalarca konuşsam bile nafile fakat spoiler vermek istemiyorum o yüzden çok kısa tuttum yazımı... Sadece aksiyonun bütün kitap boyunca asla eksilmediğini özellikle son sayfalarda katlanarak arttığını bilin çünkü ben bu 600 sayfalık kitabı tek günde yalayıp yuttum. Kesinlikle öneririm en kısa zamanda kitap fiyatlarına daha da zam gelmeden alıp okuyun <3
Not: Spoiler
Merhaba ilk kitap yorumumu şuana kadar okuduğum en iyi fantastik kitaba yapmak istedim. Ek olarak N.G. Kabal'ın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle devamının geleceğinden emin oldum.
Kitap ana karakterimiz olan babası ve büyükbabası ile birlikte yaşayan Nova'nın en yakın arkadaşı Ayzer ile okuldan farklı bir evrene kaçırılmasıyla başlıyor ve yine ana karakterimiz olan Nova'nın kendi varisi olduğu, yıkılan krallığının lordunu kurtarmaya çalışması ile işler kızışıyor.
Konusu ve yazım dili sayesinde su gibi akıp gitti resmen kitap. kitabın 500 sayfasını okulda aralıksız okudum ve ne zaman okulun bittiğini bile anlamadım kesinlikle öneriyorum.
Benim kitaptaki favori karakterlerim : Arın'ım Sonay Nova Ayzer.
10/10
N. G. KabalLordlar ve Varisler